Reklam
Sema YERDELEN

Sema YERDELEN

Farklı Bakış

Ayakta Ölmek

10 Eylül 2018 - 10:17

Kimse karşısındakinin ne düşündüğünü bilemez..
Ama  empati yapmak da gelmez içlerinden..
Ahh  Ah!...
Nerede o ince ruhlu ADAM GİBİ ADAM denilen asil insanlar..
Konuşurken acaba kırıcı olur muyum? diye düşünen..
İlkeleri için mücadele eden..
İdeallerinin peşinden koşan..
Onurları için savaş veren..
Zordakine, dardakine el uzatan ve hiçbir çıkar gözetmeksizin destek olan..
Maskelerinin arkasına sığınmayan..
Dostum dediğinin  ÖLÜMÜNE yanında olan...
ARKA- DAŞ'ın  arkasında duran ADAM GİBİ ADAMLAR!.
 
NEREDELER NEREDE?
 
İftiralar fütursuzca ve de alçakça havada uçuşuyor..
Yalakalık kol geziyor..
İhanet tuzaklarına şakşakçılık ediliyor..
Bunlar,
İnsanlık onurlarını kaybetmiş yerlerde sürünüyorlar, tıpkı bir sülük gibi….
Üç günlük hayatta nokta kadar menfaatleri için virgül gibi eğiliyorlar..
Sanki dünyaya kazık çakacaklar...
Bilmiyorlar ki, vakit vukuu bulduğunda gözlerini doyurmak için bir avuç toprak kafidir.
Şimdilerde, kimi siyasetin arkasına saklanmış..
Kimi iş adamı maskesinin!
Dost bilmez, dostluk bilmez ilke, erdem canavarı olmuş yaşayıp giderler..
 
 
Yunus Emre Tozal, ne güzel anlatmış...
 
"Kavgamın ön safında ol, çıkart elbisenden geçmişin izlerini ve doğrult silahını /gözlerini/ ufka!
Bilirsiniz, insan kör olmadan da karanlıklara, zindanın buğusunda kaybolan mahkûma dönüşebilir. Kör olduğu halde maviye özlemini göklere resmederek kuş da olabilir, kanat çırpar yüreğini yeşerten coğrafyalara… Kurak yüreklere su götürebilir, filizlendirebilir kurak gönülleri…
 
Gelin kanat çırpalım semalarda, yitik uzletimizi arayalım. Su taşıyalım taşıyabildiğimiz kadar.
 
Öncelikle her şeyden evvel sorunu belirleyelim. Su taşımayan insanın, bırakın su taşımayı suya ihtiyacı olan insanoğlunun sorunu neydi ki bu hallere düştü?… Sorun “ben”de. İnsan kimlik bunalımı karşısında ne yapacağını şaşırıyor. Kendisinin karşısına sorun olarak kendisini çıkartıp, kendisiyle kavga ediyor. Kendisi ile kavga ederken, kendisini arkadan vuruyor! Bu ne yaman çelişki!"
 
Bu dizelerin üzerine fazla yorum yapmayacağım. Sadece kendileri ile düştükleri çelişkilerde insanoğlu kendine öz eleştiri yapmak yerine başkalarının sırtına basmayı tercih ediyor. Herkesi kendisi gibi sığ ve onursuz görüp, içindeki kötülüğü zevkle başkalarına yaftalıyor.  Ne var ki acziyetinden olsa gerek bunun bile farkında olmuyor.
Bilgisayarlar gereksiz bilgiyle dolduğundan uyarı verir. “Beni temizle, beni temizle,” der.. Reset atmak gerekir ki, virüslerden ve de onların uzantılarından temizlene bilsin.
 
Ey özünü, sözünü yitirmiş, pusulasını şaşırmış gittiği yeri yönü bilmez haldeki şaşkınlar, sizi kim resetleyecek..
 
Aslında siyasetçiler bu konuda proje üretseler. (İNSANLARIN İÇİNDEKİ KÖTÜLÜKLERİ YOK EDECEĞİZ)
 Çözümü hangi siyasetçi bulursa o BAŞKAN olur.
 
Hatırlatırım, Ayakta ölmek, diz üstü yaşamaktan iyidir.
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum