25 Kasım 2017 Cumartesi

Uzunkaya; "Adalet Tecelli Ettirilmedi"

''Televizyon Tarihinin Unutamadığı Tokat''

21 Nisan 2016, 22:54
''Televizyon Tarihinin Unutamadığı Tokat''
Akdeniz Gazetesi Röportaj
 Bir Dönem Ekranlarda sıkça gördüğümüz  Murat Taşdemir Ünlü Sanatçı Banu Alkan'ın sevgilisi olarak gündeme gelmişti. Bir TV programında Banu Alkan'a attığı tokattan sonra sırra kadem basan Taşdemir  bunca aradan sonra ilk röportajını VOYN dergisine verdi.  O zamanlar bir ekran fenomeni olan Taşdemir'i VOYN dergisi olarak simit, poğaça, unlu mamuller satışı yapan işyerinde bulduk, Taşdemir  bizzat tezgahın başında günlük nafakasını çıkarmaya çalışıyordu...

 

Murat TAŞDEMİR kimdir?

1969 senesinde 9 Kasım’da Kaleiçi’nde doğdum doğduğum yer çok keyifli bir yerdir. Antalya’nın sayılı manzaralarına sahip üç dört yerinden birisidir. Çok güzel bir yer,dolayısıyla Antalya’nın dört mevsimindeki yaşanabilecek en güzel anları uzun yıllar yaşadım.Şimdilerde ise doğduğum ev otel olarak hala hizmet veriyor. İlk okulu, orta okulu, liseyi  Antalya’da okudum.Üniversite İngiliz filolojisi bölümünü kazandım ama istediğim yer orası olmadığı için gitmedim. Öğrenim durumum karşıma çıktığı zaman çok utanıyorum çünkü son mezun olduğum okul lise olarak kaldı. Askerlikten sonra Antalya’nın hala en büyük diyebileceğimiz bir kuyumcusu vardı “Peker” diye. Orda çalışmaya başladım. 8 Ay orda çalıştıktan sonra başka bir kuyumcuya transfer oldum. Bir anda çok aranılan birisi oldum. Bu transfer olduğum yerde de bir müddet çalıştıktan sonra bir anda televizyon işine girdim.

Ey TV Günleri tam bir tesadüf olarak başladı...

Ey TV’de bir gün patronumuz Bülen Eyilik aile dostumuz kendisi. Aradı “Haber okur musun ?” dedi.  Ben de “Okurum” dedim aynı gün habere başladım. Habere başladıktan sonra tabi o iş çok güzel geldi bana. Diksiyon eğitimi aldığım için seviyordum da o işi. Bir anda kuyumdan vazgeçtim,onu bir kenara ittim. Televizyona başladım haber derken program müdürü oldum. Bir sene sonra da televizyonun genel müdürü oldum. Aşağı yukarı beş altı yıl televizyonculuk yaptım. Hem Show programı yapıyordum, hem haber programı yapıyordum, hem de haber okuyordum. Büyük bir televizyondu şu anda faaliyette olan son kanalların hem ekipmanına hem de personeline sahipti diyebiliriz. Mesela şu an piyasada olan çoğu kameraman, haber spikerleri hep buradan yetişmiş elemanlardır.

Hülya Avşar'a Show'unu ilk defa EY TV'de başlattım. Sonra uçtu gitti...

Hülya AVŞAR bile ilk şova bizde başlamıştı daha sonradan Show TV’ye gitti. İlk acemiliğini burada attı. O dönemde  Banu ALKAN benim programıma geldi orada tanıştık. 94 Senesiydi o zaman da bir kaset furyası vardı.Ozan ORHON çıktı Burak KUT çıktı. Kasetten çok iyi para kazanılıyordu. Bende de o zaman bir para kazanma hırsı var. Arıcılık yapıyorum,toptan bakliyat işi yapıyorum aynı zamanda televizyon.İnsanın tecrübe kazandığı bir dönem oluyor o zamanlar yanlış yapabiliyorsunuz ticarette. Benim ailemde ticaret yapmış kimse yok. Ticareti babamdan öğreneyim ailede birinden öğreneyim öyle bir şey yok kendi kendime öğrendim. Onun için bazı zorluklar yaşadım. Ondan sonra 96 senesinde transfer olduğum kuyumcuya ortak oldum. 97 Senesinde televizyonu bıraktım.

''97 yılından sonra İstanbul Macerası başladı''

Bir anda bir şeye sinirlendim İstanbul’a gittim. İstanbul’da yaşamaya başladım. Bu arada Banu’ya kaset yapma fikri doğdu bizde. Banu’da malum çok iyi şarkıcı olduğu için kasetin yapımı uzun sürdü.”Neremi Neremi” ye albüm yaptık. Onun yapısına, konseptine uygun hoş bir şarkıydı. Fakat şanssızlıklar oldu kaset uzadı 99 yılına geldik deprem oldu. O dönem hakikaten kötü şeyler oldu Türkiye’de. Kaset satmadı bazı sorunlar yaşadık İstanbul’da. Bu sırada kuyumcu dükkanım burada(Antalya'da) devam ediyordu ona gidip geliyordum ama temel olarak İstanbul’da yaşadığım bir dönemdi. Depremden sonra ben Antalya’ya döndüm. 6-7 ay burada yaşadıktan sonra tekrar İstanbul’a gittim. Kuyumcu dükkanını kapattım olmuyordu çünkü orada burada. O da dikkat isteyen zor bir işti. İstanbul’da başka girişimlerim oldu yine kasetle ilgili, tutmadı 2002’de kesin dönüş yaptım. Dönüş yaptıktan sonra  Kaleiçi’ndeki oteli çalıştırmaya başladım. Şimdi 45-46 yaşındayım nerdeyse 25 sene orayı çalıştırdım. Turizmin mutfağını iyi bilirim.

Namaz Kılmak 1980'li yıllardan beri devam ediyor.

Bu sırada tabi siz soracaksınız bu namaz, camiye yönelim nereden geliyor diye, açıklayayım; bende çocukluktan gelen bir şey. Babam namaz kılmamızı çok isterdi, bizi takip ederdi. Basketbol oynarken evi arar anneme çocuklar namazlarını kıldılar mı diye sorardı. Annem gelir bize bağırırdı tel örgülerden hadi babanız aradı diye.Bizde eve gider namaz kılar tekrar oyuna geri dönerdik oradan gelen bir şey. Ömrümün her döneminde var olan bir şey. Kardeşim mesela şu an kılmıyor ama ben hala devam ediyorum. Daha sonra 99 yada 2000 senelerinde Beylerbeyi Müzik Okulu’nda  Nuri CANDAŞ'dan 7-8 ay kadar şan eğitimi aldım. Şan eğitiminin neticesinde sesimde kuvvetlidir biraz.

Çok Ezan Okumuşluğum Vardır.

Antalya’nın bütün cami hocaları tanır beni. Eskiden bu merkezi ezan okuma sistemi yoktu. Her cami kendi ezanını kendisi okurdu. Ezanı hep bana okuturlardı. Hala eğer görevli müezzin yoksa bana okuturlar. Hatta karşımızda bir cami var bazen imam izinli olduğu zaman namazları da ben kıldırırım.

Şimdi Antalya'lılara Burhanettin Onat Caddesinde Sabahları  Sıcak sıcak simit satıyorum.

Eşim Karadenizli, babası da Antalya’nın ilk pastacılarından. Burayı devrediyorlardı o zaman eşim için aldım. Eşim burada olsun ilgilensin benim yine burada galerim vardı. Fakat o ilgilenemedi bir şeyler oldu benim üstüme kaldı dolayısıyla  şu an yalnızca buna kanalize olmuş vaziyetteyim. Şu an aynı zamanda gayrimenkul alım satımı işi de yapıyorum. Onun dışında başka bir faaliyetim yok. Yeni bir iş kolu var bu aralar onu takip ediyorum. Antalya’da olmayan bir iş onu harekete geçireceğim kısmet olursa.  Bir tane kızım oldu biraz geç evlilik yaptım, 38 yaşındaydım evlendiğimde. Sürekli ayrılıklarla geçti. Daha 4 seneden beri eşimle aynı evde kalabiliyoruz.

 

Televizyon sektörü Antalya'da zayıf...

2007-2008 biraz  televizyon yönünden hızlı geçti İstanbul’da.Antalya’da bu sektör biraz zayıf biliyorsunuz. Bu işi Antalya’da en iyi yapan Ey TV idi maalesef kapandı. Ondan sonra gelen iki tane kanal var şu an çok vasat altı yani, vasat bile bulmuyorum bizim yaptığımız işlerin yanında

Antalya'da bir TV programı düşünüyormusunuz?

Malesef düşünmüyorum, dediğim gibi çok profesyonel bulmuyorum Antalya'da ki televizyon kanallarını.

Tekrar Show dünyasına,televizyon hayatına dönmek istiyor musunuz?

Aslında bir şey olsun istiyorum çünkü Antalya’da sıkılıyorum zaman zaman. 2008 yılında İstanbul’da Banu ALKAN ’la beraber bir sabah programı için anlaşma imzaladık fakat  o dönemde yaptığımız bir Reality Show’la ilgili sıkıntılar oldu. Mesela bir Milletvekili ”Banu ALKAN ‘ ın programında kadınlar aşağılanıyor buna kim dur diyecek” diye önerge verdi meclise. Biz o dönem, Türkiye’de Realty Show’larda ya da Show yapan bireysel sanatçılar arasında Seda SAYAN, İbrahim TATLISES gibi o isimleri saymıyorum  onların dışında Reality Show’da en büyük parayı biz aldık.

Realty Showlarda en çok parayı biz alıyorduk..

Kesinlikle iddia ediyorum çünkü reytingimiz çok iyiydi. Bizim tarzımızdaki programların bırakın 15’e girmesi 30’a girmesi bile birinci olmuş gibi sayılırdı ama biz ikinci, üçüncü oluyorduk. İyi bir anlaşma imzaladım Star’la fakat gerek bu önerge, gerek benim evli olup eski sevgilimle program yapıyor olmam birazda muhafazakar olan Rütük grubunu rahatsız etti. Bizim anlaşma iptal oldu. Bizden sonra Safiye SOYMAN’la Faik ÖZTÜRK’e yaptırdılar.Bir hafta sürdü çünkü reytingleri yoktu. Bir futbol takımı gibi düşünün başarılı olamazsa teknik direktör gider. Birde benim evli olmam biraz o açıdan aslında bana zarar verdi.  işi çok sevmeme rağmen evli olduğumdan dolayı yapamadım. Asıl sebep eşimle o dönem konuşmuyoruz, zaten boşanma davası açmıştı. Onu kandırıp televizyonun başka bir kanalına çıkarttılar. İnsanlar eşimi programda görünce tepki aldım. Bu yüzden işler zora girdi.  

Şu an teklifler geliyor mu?

Şu an teklif yok. Neden yok; İstanbul’da olmazsanız teklif olmaz. Her şeyin bir dönemi var. Mesela bir dönem İstanbul’da yaşarken TGRT ile anlaştım haberle ilgili fakat bütün gün orda olmamı istediler, bizimde tam kaset yaptığımız dönem, bütün gün orda olmam mümkün değildi. Ben sadece öğleden sonra gideyim istedim o da onların işlerine gelmedi. Şimdi gitsem yine İstanbul’da bir şeyler yapabilirim televizyonla ilgili. Ancak şu an öyle bir plan da yok zaten bir daha olsa, şimdi program yapar mısın deseler, yapmam. O zaman yapılan bir şeydi bitti.

Hedefleriniz neler peki şu anki hayatınızla ilgili?

Kızım olunca her şey değişti benim için. Eşimi sevmeme rağmen evlilik bana göre bir şey değilmiş sonradan anladım ama iş işten geçti. Fakat kızımız olunca sorumluluk sanki daha fazla oluyormuş gibi geliyor ki öylede zaten. Onu da düşünmeye başlıyorsunuz. Daha bizim sekizinci ayımız daha sekiz ay oldu bir şey de anlamadım ama yinede zaman zaman bana hatırlatıyorlar etraftan kızın oldu artık diye.Ticaretle ilgili bir takım hedeflerim var.

Uzun süre gündemi meşgul eden tokat olayını bir de sizden dinleyelim ?

Tokat olayı bilinçli olan bir şey değildi. Babam milli boksör, eski boks antrenörü. Çocukluğumdan beri hep  boks salonunda büyüdüm. Yapı itibarı ile çok sinirli bir insanım. Bazı yerlerde aşırı tepki verebiliyorum, aslında çok neşeliyim ama bazen çok ters reaksiyonlar veriyorum. Orada önce bana yastıkla vurdu sonra su serpince bende gayri ihtiyarı kendimi koruma içgüdüsü ile tokat attım. Anlaşmalı bir şeyde değil. Şenol eski gazeteci benim arkadaşım o var birde Müge ANLI ikisi yapıyor programı. Müge ANLI çok zeki bir kadın Banu’yu düşürdü bende zaten Banu’yu düşürmesinden dolayı sinirliyken birde bana o hareketi yapınca tokadı yedi. Aslında istemezdim hiç öyle bir şey olmasını fakat oldu bir kere. Zaman zaman arkadaşlarım arıyor. Diyorlar ki ya dün akşam Türkiye’de teknik televizyon kurulduğundan buyana yaşanan olayları gösteriyor seni gösterdi diyorlar.O öyle kalıyor ne yapsanız onu silemiyorsunuz.

Murat Taşdemir'in yakın arkadaşı İşadamı Erdal BOZTÜRKMEN ile Taşdemir'in  unlu mamuller satışı yaptığı işyerinde karşılaştık. Kendisine Taşdemir'i sorduk;

Murat’ı birkaç kategoride ele almak lazım.Gerçek Murat TAŞDEMİR’le televizyondaki Murat TAŞDEMİR’İ karşılaştırdığımız zaman uçurumlar var. Vicdani boyutu var, bu işin mertlik boyutu var, duygusallık boyutu var. Yoldan bir yabancı geçsin bir şey görsün rahatsızlık duysun çorabı yırtık olsun ağlar. Mesela namazdaydı geçenlerde adamın ayağındaki çorap yırtıkmış burada üç gün dört gün ağladı. Bir insanı anlamak için o insanın içine girmek lazım başka türlü tanıyamıyorsun. Murat bu nedenle çok farklı bir insan. Murat’ı annesinden babasından fazla ben tanırım.

             

 Antalya'da Turizm'i nasıl değerlendiriyorsunuz ?

Senelerden beri  turizmi  hiç beceremediğimizi düşündüm. Politika bir çok şeyi değiştiriyor kendi içerisinde. İyi bir turizm bakanı bulamadık senelerden beri,turizmi kendi ellerimizle bitirdik. Turizmden büyük paralar elde ediliyor Türkiye’de ama inanın Antalya’ya hiçbir faydası yok. Turizmi bir türlü düzenleyememiş olmamızdan dolayı hala sıkıntı duyarım kendi içimde. Yıllardır Turizm bakanı sıkıntısı yaşıyoruz bence .

Oteller Antalya  Vergi dairesine bağlı değil...

Tamam üniversite mezunu  adam ama bu işi bilmiyor. Antalya'da olan otellerin vergileri bile İstanbul, Ankara’ya gidiyor. Biliyorsunuz şehirlere para, nüfuslarına  göre verilir ama bu otellerin merkezleri diğer illerde olduğu için para oraların vergi dairelerine gidiyor. Bu ülkede otuz seneden beri sağlam turizm yapılıyor. Beş yıldızlı oteller açılmaya başlamış her yer tatil köyleri ile dolmuş ama siz hala Alanya’dan Antalya’ya feribot seferi yapamamışsınız. Liman kuramamışsınız aralara. Bir kara yolumuz doğru dürüst beş seneden beri var. Turist  Belek’ten Antalya’ya gelmek istiyor elli Euro para istiyor taksiciler bir de dönüş yüz Euro. iki yüz Euro’ya her şey dahil tatil yapmaya gelmiş. Yüz Euro taksiye veriyor olacak şey değil. İşte bütün bunları ayarlayamadığımız için, yatak kapasitesini kontrolsüz bir şekilde çoğalttığımız için. Kalifiye eleman yetiştirip otellere veremediğimiz için hep kötüye doğru gidiyoruz.

Antalya her yaz sezon diye insanları heyecanlandıran ama kış geldiğinde de bir o kadar hayal kırıklığı yaşatan bir yer öylede kalacak. Dolayısıyla Antalya’nın bu yöndeki geleceğini çok iyi görmüyorum.

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
2017 Yılında En İyi Hizmet Veren Belediye Hangisi ?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner127
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
e-gazete
  • Antalya Haber - Antalya Güncel - Antalya Son Dakika - Akdeniz  son dakika  - Akdeniz Haber - 27 Ocak 2016
KARİKATÜR
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV
Günlük Dözviz Kurları Araçları Dailyforex.com tarafından sağlanmaktadır.