Öne Çıkanlar Abdurrahman Başkan Basın Açıklaması HDPden seçimin dengesini değiştirecek açıklama yabancı meclisi TÜBİTAK 4006 PROJESİ BİLİM FUARI hakim osman kaçmaz

Cinayetten Daha kötü

Sağlık sektöründe meydana gelen bir gelişme, ibretlik bir olay. Bu olay Antalya'da yaşanmıştır. S.G. isimli bir vatandaşımızın başına gelenleri aynen size aktarıyoruz. Yorum size ait. Nerede, nasıl yaşıyoruz, haberimiz olmadan devletin sağlık kurumlarında, adımıza neler yapabildiğinin belgesini okumuş olacaksınız. Ben olayın değerlendirilmesini tamamen siz sayın okurlarıma ve ilgililere bırakıyorum ki, bu tür mağduriyetleri başkaları da yaşamaması için.

Cinayetten Daha kötü
 
Antalya : Vatandaşımız tarafından yazılı olarak tarafımıza gönderilmiş olan beyanı da, aynen sizlerle paylaşmayı bir vatandaşlık görevi olarak kabul etmekteyim.     
Hastalandığımda, yıllardır gittiğim sağlık ocağına giderek aile hekimimiz olsan. Dr. S. K. gittim. Beni muayene yapmadan önce, TC.kimlik numaramdan bilgisayar kayıtlarına girdiğinde. "Sen bizim sağlık ocağından 15 .no lu sağlık ocağına gitmişsin." dedi. Fakat, yinede  beni misafir olarak muayene etti ve ilaç yazdı.. 
Ben kendisine böyle bir talebim olmadı dediğimde ise "Sen Aile Hekimi Tercih Formunu doldurup imzalamadıktan sonra, asla başka sağlık ocağına gönderilemezsin. Mutlaka o formu doldurup imzalamışsındır. İyi düşün. Hanımın imzalamış olabilir veya çocuğun." dediğinde ise, Hanımımın aylardır hasta yattığını ve bu işlerden de hiç anlamadığını, ayrıca çocuklarımın da yıllardır başka şehirlerde, bizlerden ayrı yaşadıklarını ifade ettim.
Ben 15 nolu sağlık ocağına giderek, ilgililere konuyu açıkladım. Onlarda bana, "Eğer Aile Hekimi Tercih Formunu imzaladıysan bizde olabilirsin," dediler.
Bilgisayar kayıtlarını incelediklerinde, benim kaydım onların sağlık ocağında olmayıp Şirin yalı Mahallesinde bulunan 40 no lu sağlık ocağında göründüğünü ifade ettiler. Ben ısrarla hiçbir zaman Aile Hekimi Tercih Formunu imzalamadım dediğimde, bana "Sen ya doğruca Şirin yalı mahallesindeki 40 no lu sağlık ocağına veya Doğu garajında bulunan Veren Savaş dispanseri binasının üst katına giderek, Toplum Sağlık Merkezinde bu yanlışlığı düzelttirir ve eski sağlık ocağıma tekrar dönebilirsin" dendi.
Bende Toplum Sağlığı Merkezine giderek, ilgililerle görüştüm. İlk hamlede onlarda Aile Hekimi Tercih Formu nu imzalamış olabileceğim konusunda ısrar ettiler. Sonra bir boş Aile Hekimi Tercih formu birlikte doldurarak, imzaladım ve odalarından ayrıldım.
Tam binadan çıkmak üzere iken, bir genç delikanlı bana seslenerek "Bey efendi, sizi biraz öne görüştüğünüz bayanlar çağırıyor" dedi. Bende, herhalde formda bir yanlışlık oldu diyerek tekrar o bayanların yanına gittim.
Bayanlar 40 nolu sağlık ocağına ait klasörü masalarının üstüne çıkartmışlardı. Bana "O sağlık ocağına ait dosyayı çıkarttık.  Sizin imzalamadığım dediğiniz forma birlikte bakalım." dediler ve dosyanın içinde bulunan birçok Aile Hekimi Tercih Formu'nun arasında bana ait olanı buldular, çıkarttılar.
İşte o zaman, benim yeni imzaladığım formdaki imza ile eski formdaki imzanın aynı olmadığını ve formun birileri tarafından doldurulmuş olduğunu gördüler. Bende onlardan, o formun bir fotokopisini aldım.
Tam odadan çıkacaktım ki,  bir başka Bayan, "Beyefendi biraz gelinde bilgisayarda kontrol edelim. Siz hiç bu sağlık ocağında muayene olmuş musunuz, ona bakalım" dedi.
Bilgisayar kayıtlarını incelediğinde bana, "Siz en az 12 defada bu sağlık ocağında muayene olmuş ve birçok da ilaç almışsınız" dediler ve bu konunun üstüne gideceklerini belirttiklerinde, bende o binayı terk ettim.
Ertesi gün B. L. Hastanesine giderek rahatsızlığımdan dolayı muayene oldum ve Dr. bana e-reçete verdi. Bende Güllük caddesinde bulunan Eczaneye giderek, ilaçları almam esnasında eczacı bey bana: "Siz Parkinson ve Alzehemir hastasıymışsınız" dediğinde, büyük bir şok yaşadım. Çünkü benim bu tür bir hastalığım hayatımda olmamıştır.
Kendisinden o raporların dökümünü rica ettim. Bilgisayardan çıkartıp verdiğinde benim 30 Mart 2012 tarihinde Antalya da bulunan bir hastaneden, üç ayrı hastalığa ait rapor aldığımı gördüm.
(1-G20 Parkinson  Hastalığı  
2-G30.9 Alzheimer hastalığı 
3- F41.1 Yaygın Anksiyete Bozukluğu).
Meğer ben ölmüşümde haberim yokmuş.
Birileri Önce benim aile hekimimi değiştirmiş, sonra çeşitli muayeneler olmuşum ve sonrada bahse konu raporları alarak, benim maddi ve manevi zarar görmemi hiçe sayarak belli ki gayri kanuni kazançlar elde etmişler.
Bana yüklenen bu sahte düzenlenmiş ağır raporlar, benim yaşamımı büyük çapta etkileyeceğinden konuyu acilen mahkemeye taşıyarak, bu olaylara sebebiyet verenler hakkında tazminat hakkım baki kalmak üzere, öncelikle ceza davası açacağımın talimatını avukatıma vermiş durumdayım.
Toplum Sağlık Merkezi gerekli hassasiyeti göstererek, ellerinde bulunan sahte Aile Hekimi Tercih Formuna istinaden konuyu Merkez ilçe sağlık merkezine yazarak hem  40 nolu sağlık ocağı ve hem de malum  Hastane hakkında suç duyurusu yaparak, incelemenin başlatılmasını talep etmiş olduklarını tarafıma şifahen bildirdiler. 
Artık olayın yargı boyutu başlamak üzeredir. E-recete uygulamasına geçmemiş olsaydım bu durumlardan asla haberim olamayacaktı.
Vatandaşlar benim başıma gelenleri yaşamak istemiyorlarsa acilen sağlık kuruluşlarından kendi konumlarını inceleterek, benim gibi mağduriyet yaşamamalarıdır. 

Acı ama gerçek bir vurgun. Bu olayın sonuna kadar takipçisi olacağız.

haber yaz 1
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner112