23 Ekim 2017 Pazartesi

Uzunkaya; "Adalet Tecelli Ettirilmedi"

Tekin; bu Anayasa önce İktidar Partisini yiyecektir

Referandumdan, Cumhurbaşkanlık seçimine, Fetö teröründen, Antalya niye kaybetiye kadar tüm detaylarıyla İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin Akdeniz Gazetesine konuştu.

25 Haziran 2017 Pazar 03:38
Tekin; bu Anayasa önce İktidar Partisini yiyecektir

Referandumda  %49 oy aldınız. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’nin en büyük talihsizliği anayasalarının hep arada derede değişmiş, bütüncül bir anayasa sürecine girememiş olmasıdır.  Gerçek bir anayasa madde madde değişmemeli, kapsayıcı bir yaklaşımla sivil  toplum örgütleri, toplumun kanaat önderlerinin ve her kesimden temsilcilerin katkısı ile oluşturulmalıdır. Anayasa ancak bu şekilde toplumun anayasası olur. 80 milyon vatandaşımızın, görüşlerini yansıtan ‘evet ya işte bu anayasa, benim anayasamdır’ diyebileceği bir anayasaya ihtiyacımız varken, maalesef darbe dönemlerini aratmayan bir mekanizma işledi. Bir günde önümüze 18 maddeden oluşan ve  nerede hazırlandığı belli olmayan bir paket geldi. 18 maddenin hepsi  göstermelik komisyonlarda müzakere edilmiş görüntüsü verildi. Siyasetin içinde olanlar bilirler, komisyonlar yukarıdan gelen ne varsa sadece noktasını virgülünü biraz oynatır, öyle geçirirler. Çok fazla bir değişiklik olmaz. 18 madde rüzgar gibi geldi, geçti… Ama yurttaşlar bunu kabul etmedi. Referandumun gerçek sonucunun hayır olduğunu vicdanlı her AKP’li kabul edecektir.

Referandumda AKP oylarını ancak 11 ilde artırabildi. Bu illerin hepsi silahların ve sıkı yönetimin gölgesinde oy veren iller. Kimsenin reddedemeyeceği bir gerçek var; HDP bu bölgenin en güçlü partisi ve belediye başkanları, milletvekilleri, il başkanları, ilçe başkanları tutuklu… Yani sandıklara sorumluluk verebileceğin herkes içeride, AKP oyları da artışta, ne güzel bir tesadüf! Ama tüm baskılara rağmen  anketlerde  hayır rakamları yüksek çıktı. Bu sefer ne yaptılar? Bir film çevirdiler desem yeridir. Yılmaz Erdoğan’ın ‘’Organize İşler’’ filmi gibi bir senaryo. Her şey organize edilmiş,  hayır olasılığı çıkarsa iptal yolunu ayarlanmış.

YSK’ye  bıkmadan usanmadan soruyorum; Türkiye tarihinde bir ilk, mühürsüz oy vahametine nasıl ortak oldular? Bu organize iş, YSK’nın inisiyatifi yoksa yukarından bir el bu pusulaları piyasaya mı sürdü? Anayasaya aykırı olmasına rağmen bu karar nasıl alındı? Bu olanların örneği 12 Eylül döneminde dahi görülmedi.  Bu referandumun kaybedeni Türkiye olmuştur. Ama tarihe not düşülsün, bu anayasa önce iktidar partisini yiyecektir.

CHP olarak biz, sadece %55, %60 hayır diyen yurttaşlarımız değil, 80 milyon yurttaşı temsil eden bir anayasa hazırlayacağız, bu iddiamızdan vazgeçmedik. Şimdi hepimiz bir şeyin tartışması içerisindeyiz, iyi adam, kötü adam, ne kadar yanlış… Adamın, liderin iyisi kötüsü değil sistemlerin, iyisi kötüsü vardır.

Bizler CHP olarak bir kişi için değil, 80 milyon için adil bir sistemi savunuyoruz, savunmaya devam edeceğiz.      

Eğer bir ülkede yoksulluk varsa o ülkede mutlaka yolsuzluk vardır. Yolsuzluğun olmadığı hiçbir ülkede yoksulluk yoktur. Merkel’in ülkesinde neden yoksulluk yok? Rahmetli Erdal İnönü, Sn. Necdet Sezer markette alışveriş yaparken hepimiz alay ettik. Alışmışız, toplumsal olarak marabalığı bir türlü üstümüzden atamadığımız için… Bekliyoruz biri kafamıza vursun. Bizim yeni nesil bunu kabul etmiyor. Hayır kardeşim kimse kafama vurmayacak diyor. Şimdi 130 m2 evde oturuyor Merkel. E Somali, Sudan Devlet Başkanı’nın oturduğu evlere bak, Merkel’in oturduğu eve bak. Libya, Mısır Devlet Başkanları hangi arabalara biniyor? Hepsi Merkel’in arabalarına biniyor. Bizimkiler Caka satıyorlar ‘Ey Almanya, Ey Merkel’ diye. Merkel bu açıklamalara sadece kahkaha atar. Bu  ayıp bize yeter... Milliyetcilik öyle lafla olmaz...  Milliyetçi iseniz eğitime, bilime yatırım yapacaksınız. AKP’li nesiller değil, bilime, edebiyata, sanata hizmet eden, Türkiye’yi tüm dünyada üretimleri ile temsil edecek bireyler yetiştireceksiniz.

Açlıkla sefaletle insanları milliyetci yapamazsınız.  Yok illahi yoksulluk millidir diyecekseniz, altınızdaki arabalardan, uçaklardan ve uşaklardan vazgeçmiyeceksiniz.  Milliyetçilik nedir belli bir habersiniz, CHP tarihine şöyle bir göz atarlarsa öğrenirler.

2019 yılında yapılacak Cumhurbaşkanı seçimi için adayınız hazır mı?

CHP'de Cumhurbaşkanlığı yapacak  o kadar değerli insanlar var ki... Ama biz aday aramıyoruz. Biz Türkiye'de demokrasiyi, adaleti yeniden inşaa edecek Cumhuriyetin değerlerini yeniden güçlendirecek bir kadro arıyoruz.  Türkiye’nin içinde bulunduğu yıkımı tek adam değil, tek yürek çalışan bir ekip tedavi eder ancak.

 Şu anda daha arayış içerisindesiniz,  netleşen bir şey yok anladığım kadarıyla?

Dediğim gibi, önümüzde bir aday ile çözülebilecek bir tablo yok, bu nedenle önce yeniden inşaa sistemi üzerine çalışacağız İsterseniz şimdi ise layıkıyla cumhurbaşkanlığı makamını taşıyabilecek 20 tane isim  önerebilirim. Ama bizim önceliğimiz isimler değil, sistem.  

Sayın Baykal’ın da bir çıkışı olmuştu. Adayımız CHP'li olmayabilir. Abdullah Gül ismi gelirse ciddiye alırım demişti. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Sayın Baykal’ı ben de dinledim... Türkiye'nin nasıl bir Cumhurbaşkanına ihtiyacı var, bundan bahsetti. Demokrasi sicili temiz isimlerden söz edildi. Sizin bahsettiğiniz isimler kesinlikle söz konusu değil zira demokrasi sicilleri temiz değil. Bundan dolayı CHP'nin kabul edeceği kişiler hiç değiller.

15 Temmuzu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şüphesiz ki çok alçakça bir teşebbüstü. Türkiye 249 tane şehit verdi. Türkiye ne yazıkki çok kan kaybetti. Önümüzdeki yıllarda onlarca filme senaro çıkaracak kadar enterasan günler geçirdik, geçiriyoruz. Son derece karanlık bir süreçti, evet ortada darbeciler vardı lakin belli ki bunlar devlet tarafından biliniyordu. 2004 yılında milli güvenlik kurulunda bu örgütle ilgili ciddi bir rapor sunuldu. Ve görünen oki, ciddiye alınmadı, hasır altı edildi. Biraz önce ismini zikrettiğiniz Sayın Gül de buna dahildi. Bu ülkede %100’ü geçtim, 1000'de 1 randımanlı hukuk işlerse  bu darbenin başlangıç tarihi 2004'de itibaren sorgulanması gerektiği su götürmez bir gerçek olarak kabul görecektir. Bu asparagas bir rapor değil ki, Milli Güvenlik Kurulu’nun, yani devletin tespit etmiş olduğu yüksek kurulun raporudur. Bu karardan sonra 2004'le 2016 tarihleri arasında kimler görevini yapamadı, darbecilerin palazlanıp, büyümesine kimler göz yumdu hepsinin yargılanması lazım. 2004'ten itibaren devletin belgesini ciddiye alarak bu süreci başlatırsanız şuna emin olun ki  bir daha bu ülkede hiç kimse ama hiç kimse aklının ucundan darbeyi geçiremez. Sadece  2004 raporu değil ara dönemlerde bir sürü devlet raporları var. Kişilerle ilgili, kurumlarla ilgili hiç önlem alınmamış. Mayıs ayında gelen darbeden bir iki ay önce kimlerin bylock’cu olduğu tespit ediliyor. Şimdi bu soruyu sormak istiyorum. Mayıs ayında elinizde milli istihbaratın  bilgisinin belge olmasına rağmen neden önlem alamadınız? Kim sizi engelledi? Eğer bu şahıslar ve ismi bugün darbeci olarak içerde yatan birçok şahısların bylock kullandığı ile ilgili elinizde bilgi varsa, bunlar neden suçüstü yakalanmadı? Çok ucu açık soru işaretleri var.

TBMM Fetö terör örgütünün araştırma komisyonu Ak Partililer tarafından feshedildi. ne düşünüyorsunuz?

Araştırma komisyonuna ben karşıydım ve bizimkilere dedim ki sakın girmeyin... Soruşturma kurulu olursa girin. Ne yaptınız devletin bürokratını getirtemediniz. Devletin bürokratı sizi takmadı... Gelmedi o zaman neyi araştırıyorsunuz? Araştıra araştıra 1967'lere ait olduğunu iddia ettiniz. CHP'nin belgesi çıktı dediniz. Yalanınız batsın, ocağınız sönsün CHP'nin bir tek belgesi yok ,belgesinin olması da mümkün değil.  12 Eylül döneminde tamamı yandı. Nerden buldunuz bu belgeyi.  Bu belgeler yakıldığında siz orda mıydınız? Yoksa o dönem siz darbecilerle beraber miydiniz? Böyle bir komedi olur mu? Onun için komisyonlarda bir şey çıkmaz. Darbecilerle hesaplaşmak mı istiyorsunuz? Çok kolay,   para hareketlerini  ve ticari işlerini takip ettiğinizde hepsini bulursunuz. Para hareketlerine hiç  girmiyorlar farkında mısınız? Giremiyorlar! Niye giremiyorlar. Öylesine suç ortaklığı oluşmuş ki herkese dokunacak. Herkese dokunmaması için maalesef böyle üstünkörü bir süreç götürüyorlar.  Benim kişisel düşüncem bu iktidar bu darbeyle hesaplaşamayacaktır.

Fetöcüler  referandumdan sonra siyasetten de temizlenecek diye bekleniyordu, ne oldu?

Hayır haşa siyasette Fetöcü yok... Bu örgüt hayatın her alanına girmiş ama aynaya bakan yok. Bu ülkede milletvekili olmak çok kolay, Belediye başkanı olmak da çok kolay, ama istibarat örgütünün önemli adamı olmak çok zordur... Emniyetin en üstüne gelmek daha da zordur... Genelkurmay Başkanı olmak, saraya girmekten bahsetmiyorum bile... Bu örgüt bu kadar zoru başarmış en kolayını becerememiş. Mümkün mü öyle bir şey? Diyanet işlerinde camilerin birçoğunda Fetöcüler varmış... Tutuklandılar gördük. Her yere giren,  Köy derneklerine giren, kasaba derneklerin neredeyse hayatımızın her alanına sirayet  etmiş örgütün  Parlementoda olmaması , belediyelerde olmamasını  kim anlatabilir? Böyle bir şey olur mu? Niye onlar bilmiyorlar mı? Bugünkü iktidar bilmiyor mu? Biliyor... Biraz önce söyledim ya suç ortaklığı oluştuğu için dokunamıyor. Yani bir duvarın tuğlasını çekmeye benzer iki tuğla çektiniz mi bina üstünüze yıkılır. Sayın Erdoğan’ın çok güzel bir tabiri var... "Tesbihin imamesi kırılırsa tesbih dağılır" İmameyi kırmak istemiyorlar, aslında  kıramıyorlar.

-Ülkenin her yerinde ve her köşesinde Suriyeli var. Türk vatandaşı önce kucakladı ama  artık bundan şikayetciler.

Tabi ki Anadolu coğrafyası bütün mazlumlara evini açmıştır... Bağrını açmıştır... Bizim insanlık görevimizdir. Buna hiç itirazımız yok ama bu, sıradan bir kucak açma mazlumlara sahip çıkma meselesi değildir. Belli ki AK Partinin projesidir. İlk etabta iyi niyetle başladı... Şimdi projeye dönüştüğünü çok net olarak görebiliyoruz. Ben hemen hemen bütün şehirleri dolaştım örneğin en yoğun il Urfa gibi, Adana gibi. Geçenlerde gece saat 02:00'ye kadar Tarihi Yarımada ve Aksaray'ı dolaştım... Hatta zaman zaman Türklerle karşılaşınca turist misin? diye takıldık birbirimize. Bu kadar yoğun,  hemen hemen hepsinin işyerleri var . Cafeler, Restaurantlar tabi fukaranın kaderi hiç değişmiyor. Hangi coğrafyada olursanız olun 3 gerçek  vardır... 1-Gerçekten son derece  mazlum çaresiz olan insanlar var. 2- orta sınıf dediğimiz kendine iş yeri açan cafeler, Restoranlar, bakkal açan kesimler var. 3- Çok zenginler var. Coğrafyalar değişse de sınıfların kaderi değişmiyor ne yazık ki. Müsaadenizle bir  fotoğraf göstermek istiyorum... ( Fotoğrafta dükkanda çok zor şartlarda yaşayan bir ailenin fotoğraf karesi vardı.) 2015 yılında gittiğimde Tarihi yarımada da insanlar dükkanlarda yaşıyorlar çok sefalet içindeler... Şimdi 2017 yılındayız inanın hiçbir şey değişmemiş. Türkiye’de 1 milyon yeni çocuk doğdu. Bu çocuklar büyüyecekler  yarın bizim çocuklarla aynı mahallede olacaklar. Bu çocukları bugün entegre edemez isek,  yarın her şey için çok geç olur. Bu çocukların eğitimi var mı? Yok... Sağlık hizmeti alıyor mu? Ne denirse densin, son derece kısıtlı..  Sosyal hizmetler alıyor mu? Sadece Avrupa Birliği’nden gelen para ile. Nasıl yetişecekler bu çocuklar? Uluslarlarası fonlar çekilince ne olacak? Gerekli önlemler alınması Türkiye gittikçe uyuşturucu batağına batacak. Unutulmamalıdır, bir ülke için en büyük güvenlik tehdit; terör değil eğitimsiz kuşaklardır.

 

Bunun nedeni ekonomik sıkıntı olabilir mi?

Çaresiz insanlar her yola başvurabilir. Yoksulluk ve sefaletin olduğu yerde maalesef bunlar da oluyor.  Gelen insanların nereden geldiğini bilmiyorsunuz. Kimin geldiğini bilmiyorsun. Hiçbiri sizin kontrolünüzde değil. Mesela İngiliz hükümetine sorun ne kadar mülteciniz var sayısını kişiye kadar verir. Biz halen ne kadar Suriyeli, ne kadar Libyalı, ne kadar İranlı, Afganistanlı olduğu bilmiyoruz. Elimizde böyle bir veri yok. Herkes tahmini rakam söylüyor. Rakam olmazsa plan da olmaz. Kimi 2,5 milyon diyor, kimi 3 milyon diyor her şey afaki. Çok ciddi sosyal sorunlar yaşıyoruz. Barışın olması için çaba sarf etmemiz lazım... İnsanların kendi coğrafyalarına kendi topraklarına dönmelerini sağlamamız lazım. Kalmak isteyenler varsa elbette başımızın üstünde yerleri var. Ama bunları da dahil  etmemiz lazım.  Oryantasyonu bugün başlatamazsak yarın geçmiş olsun derim.

Mustafa Kemal Atatürk'e TV Programında iftira eden profesörler için ne söyleyeceksiniz?

Profesör olmak zor değil. Ayrıca profesörler yanlış yapmaz diye bir  şey de yok... Ama sözü geçen kişiyi ben profesör olmayı geçtim, insan dahi saymıyorum. Sözde muhafazakarlar! Bizim inancımız der ki; "Ölülerinizin arkasında konuşmayın". Bu nasıl aşağılıkça bir şeydir. Kimse unutmasın, bugün eğer bu şahış profesör olmuşsa, televizyonlara çıkıyorsa bütün bunların mimarı Mustafa Kemal Atatürk’tür....Yoksa sen ne olurdun biliyor musun? Mustafa Kemal Atatürk, İnönü tek lider olsaydı sen maraba olurdun. Demokrasinin ve cumhuriyetin nimetlerinden faydalanarak bulunduğun noktaya geldin. Mustafa Kemal Atatürk sadece Türkiye sınırlarına sığdırılamayacak kadar önemli bir liderdir. Bugün Ortadoğu coğrafyasının, İslam coğrafyasının önümüzdeki süreçte izleyecekleri yönetim modeli,  Mustafa Kemal Atatürk'ün getirdiği cumhuriyet modelidir. Başka türlü dönüşmeleri mümkün değil.  Siz tarihi ters çeviremezsiniz kısa süreli baskıyla, şiddetle sıkıyönetim yasalarıyla yönetebilirsiniz... Ama bu sürdürülebilir bir durum değil. Hiç de olmamış... Tarihten ders alın; mutlaka bir gün teslim olacaksınız. Hele Türkiye gibi mayası çok sağlam, bütün bu darbelere rağmen demokrasisini, hukuk sistemini, değerlerini ayakta tutabilmiş bu ülkede  tarihi ters çevirmek mümkün olmaz.


Atatürk’ten neden korkuyorlar?

Atatürk demokrasi diyor, Atatürk çağdaş medeniyet diyor, Atatürk  batı diyor, Atatürk bilim diyor; sen film diyorsun. Bilime inanmıyorlar ama bilimsel her şeyi kullanıyorlar. Atatürk’ten rahatsız olmalarını  anlamıyorum; başka türlü siz ayakta kalamazsınız. Ne yapacaksınız neye dayandıracaksınız. Mısır’a gidin insanlar mezarlıkların önünde yatıyor. ama liderinin cebinden  80 milyar dolar çıkıyor. Kaddafi’nin trilyonları da malum. Saddam keza öyle.  Atatürk’ün inşa ettiği politikalara sadık kalan siyasetçi çalamaz, çırpamaz, ayakkabı kutuları boş kalır, gemileri ve onları bağlayacak limanları olmaz.

Atatürk bunların mayasından olsa hiçbir şey yapmasa manevi kızına bir AVM yapamaz mıydı? İstanbul’da büyük kupon arsalar veremez miydi? İsmet Paşa astığım astık kestiğim kestik döneminde ,bir sürü çocuğu vardı. Çocuklarıma birer banka kurayım diyemez miydi?  Gazete kurayım diyemez miydi? Diyemezdi çünkü kurdukları sistem tam da buna karşıydı. Peki rahmetli Ecevit diyemez miydi? Üç kez başbakanlık yaptı. Mustafa Kemal Atatürk'ün getirdiği bir sistem bunun dışına çıkamıyorsunuz. Kemal Atatürk’ü niçin sevemediklerini varın anlayın!

Ekonomik  krizle ilgili  çözümünüz var mı?  

 Örgüt yapısını değiştirmeli, benim örgütlerimin tamamı tüm politikalarımı, parti programımı projelerimi bilmeli, eğer bu örgüt bu projeleri bilmiyorsa vatandaş nereden bilecek? Unutmayın ki Türkiye’de tek projesi olan siyasi parti Cumhuriyet Halk Partisidir. 7 Haziran  seçimlerinde sunulan projelerimizin tamamına baktığınız da en az 50 yıllık ön görüyle sahip olduğumuzu  görürsünüz. Üç ayrı kamuoyu yoklamasıyla vatandaşa soruldu; 7 Haziran seçimlerinden sonra hangi siyasi partinin projelerini beğendiniz diye. %60'ı CHP dedi.  Hal böyle iken CHP yöneticilerin bu projelerden haberdar olamaması beni çıldırtıyor. Asıl işi bunlara kafa yormak olan örgüt temsilcilerini delege kıskancına sokmuşuz, örgütler perişan.

Buralarda AKP almadı maalesef biz kaybettik.

Aile sigortası Türkiye'nin en temel ihtiyaçlarına cevap veren, sosyal devletin uygulaması gereken son derece önemli bir projedir. Bunu bütün CHP'lilerin a'dan z'ye ezbere  bilmesi ve vatandaşa anlatması gerekir. Çünkü Ak Parti iktidarının yurttaşı seçimlere sosyal yardımlarla tehdit ederek ve rehin alarak götürüyor. Sosyal yardımları bir Ak Parti  lütfu gibi pazarlıyor. Halbuki bunlar kazanılmış hak; her vatandaş vergi ödüyor. 80 milyon yurttaşımız çalışıyor vergi ödüyor. Şu anda vergi ödüyoruz mesela, çay içtik, kahve içtik, biraz sonra dolmuşa bineceğiz. Şu an doğan çocuk vergi mükellefi olarak doğdu. Bez alacak, süt alacak. 80 milyon vatandaşın ödediği vergiden  herkes kendi payını alacak. Vergi adaletsizliği bu ülkenin en büyük ekonomik sorunudur.

CHP'nin projesi programı yok dendiğinde saçlarım diken diken oluyor. Ama  insanlar haklı, örgütümüzün önceliği bu değil; ki... Eğri oturup doğru konuşalım, Antalya’nın, Adana’nın ve Mersin’in nasıl kaybedildiğini biliyorum. Buralardı Ak Parti  almadı maalesef biz kaybettik.


Antalya’yı niçin kaybedildi? 

Bütün bu sorunların yine yaşanmaması için bir önerim var. Bir deneyimli kardeşleri, abileri olarak söylüyorum. Kritik bir süreçten geçiyoruz. Bu dönem herkesin bir şey istediği bir dönem değil. Bu dönem hepimiz ülkemizin çıkarların için neyi gerektiriyorsa onu yapmalıyız. Mesela Ben adayım, hayır kardeşim ben adayım hikayesi bitti; zamanı geldiğinde millet kimi istiyorsa o aday olacaktır. Öyle bir adaylık kavgası , aday adayı yarışlarını Cumhuriyet Halk Partisi'nin böyle kritik bir süreçte kabul etmesi mümkün değil. Bu çok ciddi zarar verir, veriyor. Antalya’yı niye kaybettik biz?  20 aday çıkıyor herkes birbirini yiyor yok öyle bir şey. Bunun adı demokrasi değil. Hiç kimse talebinden vazgeçsin demiyorum. Kimse adaylıklarını  açıklamasın ama var gücüyle çalışsın Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi de halkın işaret ettiği kişiyi aday göstersin. kimi istiyorsa onu Aday adaylarını yarışıyor seçilmeyen aday adaylarıda el bombası gibi dolaşıyor. Bu denenmiş ve başarısız olmuş sisteme son vermeliyiz. Daha önce belirttiğim gibi, Kritik bir dönemden geçiyoruz ve benim hesaplarıma göre ortalama 20 tane büyükşehirde belediyelerden seçim alabilecek durumdayız. İstanbul, İzmir, Ankara, Denizli, Muğla, Aydın, Adana, Mersin, Antalya, Eskişehir, Kocaeli, Bursa, Balıkesir yani bir çok şehri alabiliriz. Herkes aklıselim çalışacak projeleri anlatacak.

Türkiye'nin birliği ve bütünlüğe ihtiyacı olduğu günlerde parti içi birlik mutlaka sağlanmalıdır. 


    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
2017 Yılında En İyi Hizmet Veren Belediye Hangisi ?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner127
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
e-gazete
  • Antalya Haber - Antalya Güncel - Antalya Son Dakika - Akdeniz  son dakika  - Akdeniz Haber - 27 Ocak 2016
KARİKATÜR
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV
Günlük Dözviz Kurları Araçları Dailyforex.com tarafından sağlanmaktadır.