Öne Çıkanlar çevrimiçi kumar sitelerine yöneldi Gazeteci Üncelin cenazesi toprağa verildi BUCAK ADAY ADAYI… CHP Antalya İl Başkanlığı ve milletvekili adayların çalışma programı SİGARA YASAĞINA UYMAYANLARA 240 MİLYON 894 BİN 677 LİRA CEZA KESİLDİ
banner138

Büyükşehir Adayı Genel Merkezden Belirlenecek

Afrin Zeytin Dalı operasyonu birçok emparyaliz ülke, terör örgütlerini burda taşeron olarak kullanıyorlar. Biz çok daha önce bu bölge ile ilgili Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” ilkesiyle hareket etmeli İrak ve Suriyenin ulusal bütünlüğünü sınırlarının bütünlüğünü savunmalıydık.

Büyükşehir Adayı Genel Merkezden Belirlenecek

Aday belirlermede nasıl bir yol izleyeceksiniz? Kararı genel merkez mi verecek?

Ben gittiğim bütün ilçelerde şunu belirttim. Antalya merkezden ilçelerin belediye başkan adayları, meclis üyeleri, belirlenmeyecek. Genel merkezinde hassasiyet göstereceğini biliyorum. Genel Başkanım Kemal Kılıçdaroğlu ile kurultay öncesi yaptığımız görüşmede kendileri de aynı fikirde olduğunu söylediler. İlçelerde anketler yapacağız. İlçe başkanlarımıza, ilçe örgütlerimize, partililerimize, sivil toplum kuruluşlarından görüş alacak ve ilçe adaylarımızı ona göre belirleyeceğiz. Büyükşehir adayı genel merkezden belirlenecek ama genel merkezden belirlenmeden önce Antalya il örgütünün görüşü alınacak. Bizde bütün ilçelerin görüşünü alıp burada oluşturacağımız komisyonla ilçelerden gelen veri tabanını toplayıp yapılan anketlerin sonuçlarını degerlendirerek Antalya'yı kimle kazanabiliriz, kazandığımızda daha iyi kim yönetir ve bundan sonra Antalya'da devamlılığı nasıl sürdürebiliriz, bunları değerlendirip adayımızı belirleyecek ve Genel Başkanımızla istişare edeceğiz.

İl Başkanı olarak nasıl bir çalışma planı ve proğramınız olacak?

16 Nisan'da bugüne kadar en önemli seçimini yaptık. O seçimde herhangi birini seçmedik. O seçimde bu ülkenin sistemi değişti. Sandıktan çıkan hayır oylarına rağmen ülkenin sistemi değişti. Bu seçim mühürsüz bir seçim olarakta tarihe gececektir. Mühürsüz oyların geçerli sayılmasıyla sistemimiz değişti. Bundan sonraki süreçte artık ülkeyi yönetecek olan 2019 Cumhurbaşkanlık seçiminde yönetim yetkisine bütünü ile hükmeden bir kişiyi seçeceğiz. Bu iş siyasi parti seçimi olmaktan çıktı. Referamdumda nasıl çalıştıysak, referandumda nasıl o birlikteliği sağladıysak en sağdan en sola kadar toplumun bütün kesimleri ile birlik olduk. Cumhuriyet tarihinin ikinci seçimine gidiyoruz. Birlikteliği tekrar sağlamak zorundayız. Artık konunun parti meselesi değil, memleket meselesi, gelecek meselesi olduğunu herkese anlatıp bu birlikteliğimizi büyüterek sağlayacağımıza inanıyorum. Bütün çalışmamızı da bu ilkeye dayandırıyoruz. Seçim komitemizi mart ayında oluşturarak biran önce sahaya inmeyi planlıyoruz. Seçim komitemizi oluşturmadan önce mevcut belediye başkanları, milletvekilleri, meclis üyeleri, ilçe başkanları yönetim kurulu, il başkanı, yönetim kurulu, kadın kolları, gençlik kolları başkanlarımızla geniş katılımlı bir kamp yapacağız. 2019'u tartışacağız bütün üyelerimize uygun açık danışma kurulu oluşturacağız. Bunun sonucunda hangi arkadaşımız hangi bölgede bize aktif destek verebilir? Nasıl çalışma yapmamız gerekiyor ve sahada nasıl çalışacağız, çalışma programımız nasıl olacak, hangi gün nerde kiminle çalışacağız, vatandaşlarımıza neler anlatacağız? Bütün bunları konuları tek tek tartışacak ve karara bağlayacağız. Bu toplantılar sonrasında bir program ve seçim komitesi oluşturarak sahaya inip çalışmaya başlayacağız. Bu arada sadece kendi içimizde değil il başkanı olarak bütün sivil toplum kuruluşlarını, bütün siyasi partileri ziyaret ederek önümüzdeki süreçte çalışmalarımızı paylaşacağız. Bu süreçte bereber olmamızın gerekliliğini kendilerine anlatacağız. Ben eminim ki bir hukuk devletin de, adil bir devlette, kazananın kazandığını hakça paylaştığı bir devlette, laik bir devlette, daha özgür daha demokratik parlamenter bir sistemde yönetilmek isteyen toplumumuz, siyasi partiler ve halkımızın bütün kesimleri bu konuda bize destek verecektir. Çünkü referandumda birliktelik sağlandık. Bu birliktelik Cumhuriyet Halk Partisi'nin öncülüğünde gerçekleşti. Bütün çalışma programlarımız 2019 seçimini kazanmak üzerine kurgulanmış olacak ve şehrimize ve hemşerilerimize karşı Ak Partinin yaptığı büyükşehir belediyesinin uyguladığı haksızlıkları ortaya koyacak, mualefet edecek ve hukuk tanır, demokratik, hakkaniyetli bir yönetim nasıl olmalı göstereceğiz.

Halkımız, Cumhuriyet Halk Partisi'nin iyi bir mualefet olmadığını düşünüyor?

Cumhuriyet Halk Partisi'nin halkın sesini yeterince duyurması öne sürülüyor. Çünkü devletin -dikkat edin AKP demiyorum- bütün imkanları Cumhuriyet Halk Partisi'nin etkin muhalefetine ve bunun duyulmasına engel oluyor. Biz örgüt olarak herhangi bir kapıyı çalmıyorsak o insanlara sesimizi duyuramıyoruz. Ama Ak Parti bütün medya ile görsel ve yazılı basınla bir eve günde yüzlerce binlerce kez girebiliyor. Önümüzdeki süreçte tabiki iktidar olacağımızı iddia ediyoruz ve kendimize güveniyoruz. Önümüzde ki dönem bir siyasi partinin iktidar olma dönemi değil, partemantoda hangi siyasi partinin daha fazla üye ile temsil edileceğin aslında çokta önemi kalmadı ülkemizde. Çünkü parlamento şuanda yok sayılıyor. Kanun Hükmünde Kararnameler ile OHAL süreci ile ülkeyi Ak Parti yönetmeye devam ediyor. Kanun hükmünde çıkarttığı kararnamelerle yasaları bir ay içerisinde meclise getirmesi gerekirken hiç birini meclise getirmiyor.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde kendi aralarında kırgın ve küsmüş olanlar var. Barış ve birliktelik sağlaya bilecek misiniz?

Türkiye'de parti içi demokrasinin uygulandığı tek parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Ülkeye demokrasiyi getirmeyi iddia ediyoruz onun için parti içindeki demokrasiyi uygulamak zorundayız. Parti içi demokraside nerden geçiyor doğru yapılanların seçilmesinden geçiyor. Doğru yapılanların seçilmesi içinde mahalledeki delege seçiminden kurultaya kadar sandık oyun çok ciddi yarışlar olmasına sebep. Biz çok ciddi yarışlar yapıyoruz. Ufak tefek kırgınlıklar, küskünlükler bu yarışta oluşabilir. Kongrelerden sonra bu kırgınlıkların, küskünlüklerin bitmesi gerekiyor. Biz ilk olarak mevcut seçilmişlerle bize destek vermiş, vermemiş, başka arkadaşlara destek vermiş, bunların hepsini seçim salonunda bıraktık. Onlarla bir arada kamp yaparak sevgi, saygı dayanışma bağını artırıp içimizde aile olmayı sağlamak.

36. Olağan Kurultayı'nda Kemal Kılıçdaroğlu 790 oyla yeniden Genel Başkan seçildi. Bu kadar seçim kaybeden genel başkanın tekrar genel başkan seçilmesi Cumhuriyet Halk Partililer tarafından tepki aldı. Bu konuda sizin düşüncelerinizi öğrenebilirmiyiz? Kılıçdaroğlu'nun önümüzdeki seçimlerde vaadi ne?

Delegeyi parti üyeleri seçti, atanmışlar değil. Seçilmişler genel başkanı seçiyorlar. Genel başkan son referandumda bence çok başarılıydı. Genel seçimlerde de aslında iktidar politikası gibi seçim bildirgelerimiz var. Bizim biildirgelerimizde yayınladığımız taşerona kadro, askeri ücret bir çok konuyu şuanda iktidar bizden kopya ederek yapmakta. Cumhuriyet Halk Partisi'nin 1992 tarihinde tekrar açıldığı dönemden sonraki oy oranlarına baktığınızda son yıllarda en yüksek oy oranına Kılıçtaroğlu döneminde ulaşıldu. Kimse kaybetmek istemez ama oy oranlarınıda göz ardı etmemek gerekir. Tabiki daha yüksek oranlar olması gerekiyor mu? Gerekiyor. Olacak mı? Ben olacağına inanıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi'nin oyları en az %35'e çıkması gerekiyor. Ama bu Cumhurbaşkanlık seçimine yetmiyor %50+1'e ihtiyaç var. Referandum sürecinde genel başkanımız birçok siyasi parti ve toplumun birçok kesimi ile yine birlik olacağına inanıyorum. 6 Nisan'da başarmıştı bu seçimde de başaracak. Partimizin çok iyi bir aday çıkarması gerekiyor. Toplumun sevdiği, topluma önderlik yapabileceği, hiç kimseyi bir diğerinden ayırmayacak, hangi partili diye insanlara bakmayacak. CUMHURUN BAŞKANI olacak. Bir partinin siyasi başkanı değil, CUMHURUN BAŞKANI olacak bir aday çıkartmamız gerekiyor.

Genel başkanın desteği ile bu seçimi kazanacağımızı düşünüyorum. İllaki Genel Başkanımız Cumhur Başkanı olmalıdır diye düşünmüyorum. Cumhurbaşkanı partinin genel başkanı olmaması gerekli.

Gürsel Tekin önseçim olmasın. Adaylar yarış atı gibi koşturuluyorlar kazanamayanlar el bombası gibi ortada dolaşıyorlar diye VOYN Dergisi'ne bir demeç verdi. Siz ne düşünüyorsunuz?

Ön seçim demokrasinin gereği ön seçimin yapılması gerektiğini düşünüyorum. Belli kotalarda uygulanması gerektiğini düşünüyorum. Üyeye mutlaka milletvekili adayları sorulmalı, tabiki genel başkanın, genel merkezin bir kontenjanı olmalı. Karma olarak oluşmasını düşünüyorum.

Gençlerin önünü açacak mısınız?

Gençlerimiz iş bulmakta, yurt bulmakta, burs bulmakta herşeyde çok zorlanıyorlar. İktidar partisinin üyesi değillerse orda ciddi ilişkileri yoksa ötekileştiriliyorlar. İmkanlardan faydalanamıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizimde bu konularda eksikliklerimiz olabilir. Gençlerimizi dahil etmek adına önümüzdeki süreçte onların Cumhuriyet Halk Partisi'nde siyaset yapması için ne beklediklerini soracağız. Gezi döneminde aktif siyaset yapacak gençleri gördük. Gençlerimizi Cumhuriyet Partisi'nde siyaset yapmaya davet edeceğiz. Gençlerimizin hangi parti olursa olsun siyaset yapmaları şart kalitenin artması için.

Kadınlar yönetimde ne kadar aktif? Kadınları çokta aktif görmüyoruz. Önümüzdeki süreçte aktif görecek miyiz?

  1. partinin değil, bu devletin bu milletin yükünü taşıyan bizim kadınlarımız. Bu ülkede birazcıkta olsa demokrasi varsa, bir miktarda olsa Cumhuriyetle yönetiliyorsak hatta bir miktarda olsa hukuk uygulanıyorsa, adalet varsa bugüne kadar kadınlarımızın ödediği bedeller ve bugüne kadar yaptığı çalışmalarla ilgilidir. Bizim partimizde kadınlarımızda aktif çalışmaların içindedirler. Kadınlarımıza söylüyorum aktif kadın üye sayımızı artırmamız gerekli. Kadınlarımızda aktif görevlere hedef koymaları gerekli. Antalya'da bakıyoruz bir tane ilçe kadın başkanımız var. Kadın belediye başkanımız yok, kadın milletvekilimiz yok. Gerçekten partimize emek vermiş, çalışmış kadınlarımızın da buralarda temsil edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Emek veren kadınlarımız cesur olarak aday olsunlar. Hedeflerini koysun istiyoruz.

Bu işin ehli olan meslek odaları ile ilgili işbirliği içinde olacak mısınız?

Bütün odalarımıza, derneklerimize, setikalarımıza ziyaretlerimizi yapacağız ve uyumlu çalışacağız. Biz Cumhuriyet Halk Partisi'nden önce vatanımızı, milletimizi, halkımızı düşünüyoruz. Kentimizi düşünüyoruz. Antalya'ya karşı hergün suç işleniyor dedim. Kaş'tan Gazipaşa'ya kadar beton döktüler. Boğaçayı'na tuzlu su akıtıyorlar, Konyaaltı sahiline marina yapıyorlar. Lara sahiline kruvaziyer yat limanı yapıyorlar. Her yer Hes, her yer mermer ocakları bütün doğamızı katlediyorlar. Bununla ilgili biz odalarla çalışmak zorundayız.

Biz kente karşı işlenen suçlarla ilgili bir komisyon oluşturacağız. Kent suçlarını izleme komisyonu. Bu komisyonun içinde odalarımız olacak. Baro olacak. Büyükşehir meclis üyelerimiz, il yöneticilerimiz, ilçe başkanlarımız olacak ve biz Kaş’tan Gazipaşa’ya kadar kente nerede ihanet ediliyorsa, kentin malı nerede ranta dönüştürülüyorsa, kente nerede zarar verecek projeler yapılıyorsa karşı çıkacak, mücadele edeceğiz. CHP’nin kurduğu bu komisyona arkadaşlarımızın destek vermesini isteyeceğiz.

Milletvekilleriyle nasıl bir çalışma içerisinde olacaksınız?

Antalya da geçirdikleri zamalarını artık ilçelerde il başkanlığının yaptığı programlarda geçirmelerini isteyeceğiz. Kampta ilçe başkanlarımızla beraber bunları görüşeceğiz. İlçelere bir kaç saat uğrayıp ilçe örgütlerine ziyaret değil ilçe başkanlarıyla beraber tek tek kapıları çalan, kahveleri ziyaret eden o bölgenin sorunlarını dinleyen CHP çözüm önerilerini ileten bir program oluşturacağız. 2019'a şimdiden çalışmaya başlayacağız. Sadece milletvekillerimizle değil bundan sonraki süreçte belediye başkanlarımızlada aynı programları oluşturacağız. Meclis üyelerimize de aynı programları oluşturacağız. İlçe örgütlerimizi kadın ve gençlik kollarımızla beraber diğer arkadaşlarımızında saha aktif çalışmaları sağlayacağız.

Silahlı Kuvvetler Afrin de başlattığı "Zeytin Dalı Oparasyonu" hakkında sizin düşüncelerinizi alabilir miyiz?

Afrin Zeytin Dalı operasyonu birçok emparyaliz ülke, terör örgütlerini burda taşeron olarak kullanıyorlar. Biz çok daha önce bu bölge ile ilgili Mustafa Kemal Atatürk'ün söylediği gibi "Yurtta Sulh Cihanda Sulh" ilkesiyle hareket etmeli İrak ve Suriyenin ulusal bütünlüğünü sınırlarının bütünlüğünü savunmalıydık. Fakat orda bir terör örgütünü bitireceğiz diye başka bir terör örgütüne bütün emparyalisler tarafından destek verilmesi ve bunla ilgili yeterli tepkilerin Türkiye Cumhuriyet'in iktidarı tarafından gösterilmemesi bu olayları hazırladı. Buraya kadar getirdi diye düşünüyorum. Mutlaka orda bir devletin kurulmasına engel olmak durumundayız, mutlaka bu uğurda oraya girmemiz gerekiyorsa girmeliyiz. Bir devlet kurup ordan Akdeniz'e bir koridor açmak isteyen bizim sınırımız boyunca Akdeniz'den İran'a kadar belki sonraki süreçte kafalarında Türkiye'nin de bir parçasını kopartarak bir devlet oluşturmak isteyenlerin karşısında dikilmek zorundayız. Bunlara karşı mücadele etmek zorundayız. Bunu başka bir terör örgütüyle değil gerçekten bizim kuzey batımızdaki, güney doğumuzdaki bu iki ülke Irak ve Suriye ile konuşarak onların ulusal bütünlüğünü savunarak yapmalıyız. Bizim Afrin'e girmemiz başka yere girmemiz sonrasında kafamda çok soru işaretleri var. O bölgeye girdik aldık, bir sürüde şehit verdik. Sonrası nasıl olacak? Orayı biz başka terör örgütüne mi bırakacağız? Ya da şuanki devlete mi bırakmamız gerekiyor? Türk bayrağı mı dikeceğiz? ÖSO ya mı bırakacağız? Eğer ikinci şık olacak ise orada ne kadar direne bilir? Türk askeri orada ne kadar kalacak? Bu oparasyonun yapılması gerekiyor mu? Evet gerekiyor. Belki çok daha önce yapılması gerekiyordu. Ama daha önce iyi ilişkilerimiz içerisinde tanıdığımız komşularımızla beraber yapmamız gerekiyordu. Bunu ÖSO ile yapmamamız gerekmiyordu. Girilmesini doğru buluyorum ama çok ciddi zamanlama hatası ve çok ciddi strateji hatası olduğunu düşünüyorum.

Son olarak Voyn okucularına mesajınız var mı?

Çok zor ve çok önemli bir süreçte bu göreve talip olduk. Bizi buraya laik gördüler ve getirdiler. Bizde onlara laik olacağız. Bu süreçte CHP li olan ya da olmayan gerçekten bugüne kadar Mustafa Kemal Atatürk'ün ve silah arkadaşlarının kazandığı bu ülkede kurdukları rejimle daha özgür, daha demokratik bir ülkede yönetilmek isteyen, laik bir ülkede yönetilmek isteyen, adil bir ülkede yönetilmek isteyen herkesi 2019 öncesinde gelip bizimle omuz omuza mucadeke vermeye davet ediyorum. Bu mücadelede bize destek olmaya davet ediyorum. Bu 2. referandumdur burda bizim adayımızın seçildiği taktirde daha demokratik daha özgürlükçü anayasayı bu ülkeye getirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bu mücade çocuklarımıza bırakılamayacak kadar önemli bir mücadele bundan sonraki süreçte desteklerini bekliyorum. Bundan sonraki süreçte kente karşı işlenen suçları takip etmeye devam edeceğiz. Sizede ayrıca bu röportaja bizi aldığınız için teşekkür ediyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.