Öne Çıkanlar akdeniz gazetesi 5 MİLYON GB MOBİL İNTERNET KULLANDI SERİK BELEDİYESİ TARAFINDAN DÜZENLENEN YAZ SPOR OKULU TÖRENLE AÇILDI. Dirilişin oyuncusu kazada yaşamını yitirdi döşemealtı belediyesi
banner138
banner139

Antalya Dünya Şehri olmalı

MHP Antalya 1. Sıra Milletvekil Adayı Abdurrahman Başkan'la söyleyişi yaptık. Başkan sorularımıza içtenlikle cevapladı.

Antalya Dünya Şehri olmalı

Sizin aday olduğunuz duyulduğu anda MHP Antalya dışından birilerini aday gösterdi dendi. Aday olarak sizin buna cevabınız nedir?

Eleştiriyi seven bir halkız. Bunu yaparken genellikle sorgulama gereği duymuyoruz. Fakat isterdim ki eleştirenler, öncesinde kim olduğuma dair küçük bir araştırma yapsalardı. Bu tür söylemlerden vazgeçerlerdi. Ve hiç kuşkum yok, “Antalya ile daha alakalı bir aday olamaz.” derlerdi.

Çünkü:

Antalya bir tarım merkezi ve ben ziraat mühendisiyim.

Sanayiciyim; Organize Sanayi Bölgesinde fabrikam var.

Turizm sektöründe çalışmaktayım. Antalya'nın otellerin önemli bir kısmı bizimle çalışıyor. Otellerin tedarikçisiyiz. Yani otellerin yeşil alanlarının golf sahalarının ürünlerini biz veriyoruz.Dolayısıyla Antalya'nın dinamiğini oluşturan üç sektör ile çok yakından ilişkiliyim.

Ziraat Mühendisi olarak evi, iş yeri burada olan bir adaydan bahsediyoruz. 19 yıldır ben otellerde değil kendi evimde kalıyorum. Eleştiri olur. Kimseye ne için eleştiriyorsunuz demeyiz. Gazeteciliğin doğasında muhaliflik vardır. Ama bu da aynı biraz önce sizinle konuşurken tuz kararı derim yani bu muhalifliğin dozu artarsa biraz zor hale geliyor. Hiç eleştirmezlerse de siz kendinizi çok geliştiremezsiniz. Ama bu iki şık yani basınla aranızda doğru bir alış veriş olmasında fayda var.

Milletvekili olarak neler yapmayı hedefliyorsunuz?

Antalyalı hemşerilerimiz daha önce Cumhuriyet Halk Partisi’ni birinci parti yaptı, daha sonra Ak Parti’yi birinci yaptı. İnanıyorum ki bu defa da Milliyetçi Hareket Partisi’ni birinci parti yapacaklar.

Parlamentodaki sayımız ne kadar fazla olursa Antalya için yapacaklarımızda o kadar çok olacak demektir.

Bilinmesini isterim ki Antalya’ya dair yapmayı planladıklarımla ilgili yaklaşık üç dört yıldır hazırlıklarım vardı. Çünkü bu kent, bu çarşı, bu sokaklar yaşadığım yerler. Ben bu kentin "dünya şehri" yapılması gerektiğini inanan bir Antalya sevdalısıyım. Londra, Barselona, Paris ne ise Antalya'nın da öyle olması gerekiyor.

Londra'daki hediyelik eşyalardan sadece iki katlı otobüs ve bir telefon kulubesi yüz milyonlarca sterlinlik gelir getiriyor. Eiffel Kulesi’ni simgeleyen eşya dünyada yüzmilyonlarca avroluk gelir getiriyor. Antalya ile ilgilide bu tür simgeler oluşturmalıyız ve insanlar o simgelere baktıklarında burası Antalya diyebilmeli.

Antalya’da simge olarak Portakal'ı kullanıyorlar.

Aslında Antalya'nın simgesi portakal değildir. Bu işin doğrusunu bilen kişi sayısı yok denilecek kadar az. Antalya'nın gerçekte simgesi "Güneştir". Güneşi doğru kullanmamız gerekiyor. Burası güneşin şehri…

Antalya'yı sadece portakalla sınırlandırmak doğru değil. Antalya'yı dünya markası bir kent haline getirmek için çok ciddi projelerimiz var.. Ve bu çok zor da değil. Çünkü baktığınız zaman yılın neredeyse sekiz ayı denize girilebilir bir sahil şeridinden bahsediyorum. İskenderin dediği gibi, "Sizi öyle bir şehre götüreceğim ki sırtınızı karlı dağlara yaslayacaksınız ayaklarınızı ılık sulara sokacaksınız. " İşte burası Olympos.  Burası Antalya.

Antalya’da bir yerde kayak yapabiliyorsunuz ve oradan yaklaşık yarım saatlik yol katettikten sonra denize girebileceğiniz dünya da başka bir yer yok.

Dolar ve Euro çok yükseldi ve seçim üstü sizce bu konuda ne düşünüyorsunuz ? Neler yapılmalı? Bunun sebebi nelerdir?

Vatandaşlarımız şunu görmeli. Uluslar arası para piyasaları Türkiye ile ilgili Ağustos ayında yapmaları gereken değerlendirmelerini ne için şimdiden yaptılar. Türkiye'yi negatif duruma düşürmeleri, Türkiye'nin faydasına mıdır? Zararına mıdır? Türkiye'nin zararınaysa demek ki finans kuruluşları ya da bu tür denetleme kuruluşları Türkiye iyi olsun istemiyorlar. Seçmenlerimizin bunu bizzat görmeleri lazım. 

Demek ki onlar Türkiye'nin tökezlenmesini istiyorlar. Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli; Cumhur İttifakı’nın ne kadar doğru bir karar olduğunu teyit etmiş oluyorlar? Eğer bu ittifaktan çekinmeseler, kurulduğunda çok başarılı olacağını düşünmeseler bu manipilosyanları yaparlar mıydı? Vatandaşlarımızın bu gözle bakmaları gerekiyor… Dövizin alımlarının gece yarısı birden bire artması ve ülke insanının zor duruma düşürülmesi ne manaya geliyor?

15 Temmuz yaşadık yani baktığınız zaman tanker uçakları nereden kalkıyor İncirlikten kalkıyor. Avrupa birliği bir kınama bile yapmıyor darbe,darbe için Türkiye'nin geçmiş dönemler için 80 darbesi için darbe olmamalı Avrupa Birliğine aday bir ülkenin dedikleri bir ülkenin darbe yapılırken darbeye alkış çalan bir Avrupa Demokrasisi olabilir mi ?Demokrasiyi anlatabilir mi ? Avrupa birliği o gece açıklama yapmalıydı. Amerika o gece açıklama yapmalıydı. Demeliydi ki biz demokrasiden yanayız askeri bir rejim olur mu? Çünkü bunlarda bu işin içinde oldukları için bu işe ortak oldukları için bu 15 temmuzu yaşadık. Vatandaşlarımız bunu da görsün yani bu olayı yaşayan FETO terör örgütüyle birlikte bu olayı organize edenler Türkiye'nin dostluğuna mı?

Dostu değillerse yine cumhur ittifakı doğru bir yolda olduğunun diğer bir sağlamasıda budur.

Herkesin asıl merak ettiği bir soru var yani cumhur ittifakıyla alakalı MHP VE AK PARTİ bir araya geldi. Geçmiş dönemdeki Cumhurbaşkanı seçimlerinde Ekmelettini Devlet Bahçeli ve Kılıçtaroğluyla ortak bir çalışma yaptılar . Sayın Tayyip Erdoğan için ve Erdoğan kazandı. Şimdi bu seçimde Ak parti ve MHP bir araya geldi. MHP'nin ne olduda ne değişti veya ne gördü de geçen dönem Cumhurbaşkanını seni yapmayacağız derken milliyetçiler ayaklar altına alırken, bu gün bu kadar radikal olarak ne değiştide Tayyip Erdoğanın yanında oldu?

 Biraz önce cevabını verdim. 15 Temmuz oldu. Çok basit yani sorunuzun cevabı çok basit.Tabi siz ne kadar burada yaşadınız bilmiyorum ama ben istanbulda Şişlideyken uçaklar benim evin üstünde uçtular sonik patlamalarla ben biyerleri bombaladıklarını düşündüm ve köprüyede benim evim yaklaşık 5 kilometre yani o insanların o şey ile olanların büyük bir kısmı boğaz köprüsünde oldu yani bu onbeş temmuz darbesinde her şey değişti 15 temmuzda bütün yedi düvel Türkiye'nin karşısındaydı. Avrupa birliği,NATO, Amerika baktığınızda Türkiye'yi parçalayacaklarını gördüğümüz için biz o gün Sayın Cumhurbaşkanıyla birlikte hareket etme kararı aldık. Çünkü biz bunu yapmasaydık Türkiye bölünsün işte sayın cumhurbaşkanı insin o zaman Türkiye yok olacaktı.Yani biz o arada şahsi düşünemeyiz bizim bütün düşüncemiz memleket.

Birlikte olma amcınız bundan sonrasında ülkelerle diyaloğu daha iyi seviyeye getirmek mi ?

Sistem çok kolay olacak. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini bizim daha vatandaşlarımıza biz yeteri kadar anlatamadık. kusuru kendimizde görelim. Yani nasıl bir seçim olacak yani bu bildiğimiz gibi burada iki tane sandık gelecek birisi cumhurbaşkanlığı sandığı orada verilecek sonra da parlemento seçimi aslında şimdi bu sistemde yasama yürütme ve yargı ayrılıyor. Daha öncesinde biliyorsunuz bakanlar milletvekillerinden ayrılıyordu. Özel atama dışında çokğu milletvekillerinden oluyordu. Şimdi milletvekilleri bakanlığa dönecek yada milletvekilliğinden istifa etmesi gerekiyordu. Cumhurbaşkanı bakanlar kurulunu kendisi oluşturacak. Ama yasamaları yine meclisten geçecek yargı yine ayrı bu sistemde yasama yürütme yargı üçüde birbirinden ayrılmış oluyor. Parlemento daha güçlü bir parlemento olacak 600 milletvekiliyle ve bu sistem Türkiye'nin bir yönde önünü açacak. Türkiye bu konuda güçler ayrılığı dediğimiz yani yasama yürütme ve yargının ayrılmasıyla birlikte artık herşey daha şeffah hale gelecek. Parlemento denetleme ilk defa üçte iki çoğunlukla 400 milletvekiliyle Cumhurbaşkanı burada sorgulanabilir hale geliyor

Sizden cumhurbaşkanı adayı olarak Tayyip Erdoğan göründü. Bir parti Genel başkanı iken aynı zamanda Cumhurbaşkanı olarak adaletli olabilecek mi?

Asında böyle birşey yok parlemento tamamen ayrı bir kişi cumhurbaşkanı tek başına değil bu konuda keyfi yönetemiyecek biraz önce anlattığım gibi sonuçta bakanlar kurulu şey meclis olacak bakanlar kurulu icraatı olacak ama bütün yasa yine mecliste olacak. Daha önce hep söylüyolar meclis artık çok gereksiz tam tersi bu dönemde meclis daha güçlü hale geliyor.Ki o yüzden dikkat ederseniz sayın cumhur başkanı bütün başbakan bakanlarıda şu anda parlementoya seçilmesi ile ilgili onlarıda aday listesine koydu.

Yani buradan baktığınız zaman cumhurbaşkanı ben ülkeyi tek başıma keyfi yönetirim sistemi aslında bu sistemi çok iyi anlamayan insanların söyleyebileceği birşey. Cumhurbaşkanıda z parlementodan güç alırsa daha güçlü cumhurbaşkanı olur.Çünkü cumhurbaşkanı parlemento ile çatıştığı dönem geçmiş dönemlerde özal döneminde oldu.  bu iki tarafada zarar veriyor.Dolayısıyla tercih edeceği bir durum olma ihtimali yok. kendisini çıkaran meclisi yani gazi meclisidir.  TBMM 1920 kuruldu. 1923 cumhuriyet ilan edildi. Yani edilmeden öncede ilk meclisimiz var o yüzdende hiç kimse meclisi hafife almasın.

MHP'den İYİ PARTİ'ye çok kayan oldu mu? Oranı nedir? Siz MHP'de Antalya Milletvekil adayı olarak İYİ PARTİ ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

Yani onlar zaten kendilerini  artık ülkücü olmadıklarını ifade ettiler.

Ülkücüyüz ama MHP 'Lİ DEĞİLİZ diyorlar.

Bir kısmı orada ki genelbaşkan yardımcılarında biz artık ülkücü de değiliz kısmınıda kullandılar.Ve çünkü biz her eylimi bir araya getireceğiz düşüncesindeler. Milliyetçi hareket partisi bir ideoloji partisidir. İdeoloji tabandır yani omurgası vardır. Her rüzgara her şeye eğilen bir parti değildir. Zaten kendileri kendilerini milliyetçi çizginin dışında aktettikleri için onlar ilgili benim yorum yapmam açısından değerli olduğunu düşünmüyorum.

Sayın başkan Tayyip ERdoğanla beraber cumhur ittifakta olduğunuz için tarihi birlikte olan projeniz ,proje demiyeyimde 16 yıl boyunca ne yapılmamış ki ne yapılması eksik kaldığı 16 yıl sonra tekrar biz çıktığımızda bunları yapabiliriz vatandaşlar bunu görsün dediğiniz ne var?

Biz tek başımıza kurumsal bir partiyiz. Bizim logomuz üç hilalimizin altına mühür kendimize oy istiyoruz. Biz cumhurbaşkanı adayı göstermedik cumhur başkanı adayı olarak sadece cumhurbaşkanı karar kıldık ve biz parlementoda güçlü olarak girmek istiyoruz. MHP kadroları her zaman için eğitimli kadrolardır.Ve gelecek açısından Türk ekonomisinin tutunda Türk siyasal hayatının demokrasinin olmazsa olmazlarınada MHP son derece bağlıdır.Yani ben istiyorum ki parlementoda MHP'ne çok daha fazla imkan verilirse MHP'nin Türkiye için yapabileceklerini göreceksiniz. Hiç birşey olmasada 1999 yılında koalisyon ortağı olarak iktidara geldiğinde bile Türkiye'nin 2001 depremini yaşadığını düşünürsek en zor o şartlarda bile en icracı bakanlıkların bayındırlık bakanlığından tutunda sağlık bakanlığına kadar depremle ilgili tüm bakanlıklar MHP'deydi.Ve o yükün altında o zor şartlarda MHP çok güçlü bir şekide çıkmıştır. Türkiye'nin ağır şartları zor şartları var coğrafyası bir kere zor yani her tarftan baktığınızda bir orta doğuyla komşu bir tarafa baktığınızda Ermenistanla komşu bir tarafta Bulgaristan Yunanistan'la komşu ve zor şartlar içerisinde bir coğrafyadayız ama çözülemeyecek bir sorun yok.

İmkansız diye birşey yoktur. Zaman alır sözünden gidersek biz bu ülkenin önemli sorunlarını yani kendi isteklerimizi önde tutarak çözebiliriz çünkü bu parti liderinin çok önemli bir sözü var"önce ülkem sonra partim, sonra ben"diyen bir liderimiz var.Yani biz de liderimizin bu sözlerinin altına hepimiz hiç düşünmeden imza atarız.Yani önce ülkem sonra partim sonra ben felsefesini hepimizde benimsiyoruz.Bu zaten aslında tek başına MHP'ni anlatıyor bence yeterli.

.Vatandaşlarımızdan bir isteğim var.MHP hiç bir zaman tek başına iktidar yapmadılar. MHP'ni bu sefer yani bence parlementoda bir kerede MHP böyle bir denesinler. parlementoda olması gerekiyor diyen insanlar bir kerede MHP'ni denesinler oy versinler. En azında mahçup olmadık. Onları mahçup etmeyeceğimizden emin olsunlar. Ben iş dünyasından sivil toplum örgütlerine kadar deneyimli bir siyasetçiyim yani söylediklerimi yaparım ve göreceksiniz ki Antalya'nın kısa bir süre içerisinde Antalya'nın sorunlarını ve sorunlarının çözümünde mutlaka altında benim imzam sorun çözümünde katkım olduğunu herkes görecektir inşallah.

Af var mı?

Genel başkanımız böyle birşey söyledi yani bu konuda çok önemli cezaevlerimizin durumu çok kötü şartlar çok kötü.

FETO'dan dolayı çok da kalabalık

Genel Başkanımız Devlet Bahçeli, imar afları ,vergi afları, kader mahkumlarına af dedi.  örgütlü ve suçu bilerek ve tasarlayarak yatan mahkumların dışındaki sinirlendiğinde işleyebildiği suçla yatan kader mahkumlarının affını Sayın Genel Başkanımız söyledi.  Kader onların hem aileleri için hem de kendileri için bu affın Türkiye içini rahatlatacağını düşünüyoruz.

Bu af nezaman gelir sizce Seçimden önce mi gelir:

Bilemiyorum.Keşke öncesinde gelsede insanlar bayramda Biliyorsunuz bizim için önemlidir hele ramazan bayramı çok daha önemlidir.

Bayram müjdesi diyebilir miyiz?

Eğer olursa kader mahkumları ve ailelerine iyi bir müjde olur onların çoğu çocuklarını göremiyorlar uzun zamandır.

Sağlık ve eğitimi konusunda ne düşünüyorsunuz?  Eğitim bir türlü sistem otutturulamadı. Sağlık son zamanlarda vatandaşın şikayetleri var. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Eğitim ve sağlık bir ülkenin gelecekteki nesillerinin teminatıdır. Sağlıklı bir ortamda doğup, sağlıklı ortamda büyümek ve sağlıklı bir ortamda eğitim almak bu ikisinde de eksik olabilir. Tamamlanmayacak şeyler değildir. Eğitim ve sağlık kısmında MHP bu konuda çok deneyimlidir. Yani eğitim konusu MHP'nin temel konusudur. Eğitim ve sağlık alanında mutlaka MHP bu ülkenin sorunlarını çözümüne bu yeni sistemde cumhurbaşkanı hükümet sisteminde çok daha fazla katkısı olacağına düşünüyorum.

Son olarak neler söyleyeceksiniz?

 Kadınlarımızı eve hapsetmeyeceğiz. Engelli vatandaşlarımız ne kadar yaşamın içerinde olurlarsa o kadar gelişmiş bir ülke oluruz.

son sözümde bu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.