banner136
 Korkarız…Korkularımızı söylemekten, korkularımızla söyleşmekten korkarız. Oysa korkumuz en insanî taraflarımızdandır; çünkü  içimizde bir korku taşımak ancak yürek taşımakla mümkündür. Ve bir yürek taşıdığımızın farkına vardığımızda ten, can bulur; can, cana kavuşur.

 

         Hiç gizlemeden korkmalıyız ve gizlemeliyiz kokularımızı yüreğimizin en kuytu köşelerinde fenalıklara karşı. Asıl, korkularımız bizi terk eder diye korkmalıyız. Korkmalıyız; çünkü korkularımız bizi terk ettiğinde ayazlarda kalırız, sırıtır ayıplarımız.

 

         İçimizdeki korku bizi terk ederse, içinden çıkılmaz bir müşküle dönüşür yaşamak. Dağlar aşılmaz olur, aşklar avucumuzdan kayar gider o zaman. Bir aşk kaybetme, bir dost sıcağının uzağına düşme korkusudur bir sonraki günü beklememize sebep. Kaybetmekten korkacağımız bir aşk, sıcağının uzağına düşme ihtimali olan bir dost yoksa yeni sabahlara uyanmanın ne anlamı olabilir ki ?

 

         “Korku dağları bekler.” diyor bir halk sözü. Oysa aşılmaz dağlar, dağların ardında kalıp yalnızlığın kahrolası ağırlığından korkanlarca aşılabilir. Yani korkulardır bize dağlar aşıran, korkulardır dağların ardındaki yâre bizi ulaştıran.

 

         Ve aslında korkudur, en insan taraflarımızı koruyup kollayan. Belki de bu yüzden korkmamayı öğretmeye çalışıyorlar bize. Bu yüzden korkuyu aşağılayan, korkuyla alay eden bunca dizi ve film ekranlarımız işgal etti. Ve bu yüzden delikanlı karakterler hayatın her anında. Biliniyor ki korkacak bir şeyi kalmayanın, kaybedecek bir şeyi de yoktur ve kaybetme korkusunu  kaybedenlerin her şeyini alabilirsiniz ellerinden.

 

         Bizi korkularımızın uzağına sürenler, idrakimizi ve insanlığımızı yağmalıyorlar. Ve işte bu yüzden onca insanın orta yerinde bir kapkaççı çantamızı alıp kaçıyor; kimsecikler duymuyor feryadımızı, kimseler görmüyor kapkaççıları. Ve aslında duymayanlara ve görmeyenlere de geliyor sıra, onlar da kahroluyor çaresizliğin ortasında.

 

         Bize korkmamayı öğretenler ve öğütleyenler, korkmamızdan çok korkuyorlar. Korkmayı bilirsek niyetlerinin fena, işlerinin bela olduğunu fark edeceğimizi biliyorlar. Ruhumuza hükmedip bizi kendilerine hizmetkâr kılamamaktan korkuyorlar.

 

         Korkunun koyu karanlığı, korkusuzluğun aydınlığından yeğdir insan için. Korkunun karanlığında bile buluruz yolumuzu da korkusuzluğun aydınlığında şaşırır duvarlara çarparız hep.

 

         Yâr dilinde unutulmaktan, yâr ilinde yurt bulamamaktan korkmak ne güzel. Ne güzel; Yaradan’ın yüceliğine, sevgisine, rahmetine layık olamamak korkusunu taşımak yürekte. Ve ne güzel insanlığın uzağına düşüp insanî olanla hemhâl olamamak korkusu.

 

         Korku delikanlıdır ve delikanlı insanlığın umududur. Umudumuzu yitirmek korkusu, umudumuzu daim kılmanın tek yoludur.

 

ZEYYAT ŞAHİN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner137