20 Ağustos 2017 Pazar

Bayrağımıza, ecdadımızın namusuna hıyanet etmeyeceğiz

23 Mayıs 2017, 11:53
Bayrağımıza, ecdadımızın namusuna hıyanet etmeyeceğiz
Sema YERDELEN - FARKLI BAKIŞ
 Halide Edib Adıvar'ın, 23 mayıs 1919 cuma günü Sultanahmet meydanı'nda düzenlenen ve yaklaşık 200 bin kişinin katılımıyla gerçekleşen o meşhur mitingde yaptığı muhteşem konuşmasında, Halide Edib Adıvar bir kadın olarak dik duruşu ve kadının neler yapabileceğini işte o tarihlerde göstermiştir.

Bugünlerde ise herkes uyuşturulmuş gibi boş boş bakıyor ve  belirsizliği gidiyor. 1919 tarihinde neler yapmışlar ülkeyi kurtamak adına,  bugün ise 2017 tarihinde  neler yapıyorlar ülkeyi satmak adına. Neyse bunlardan zamanı geldikçe uzun uzun bahsedeceğiz. Şimdi  Halide Edib adıvar'ın o mitnkdeki konuşmasın da  büyük yankı uyandırmış, vatandaşı -deyim yerindeyse- ateşlemiştir. Üstelik elinde bir metin bulunmaksızın. Öncelikle devlet bahçeli'ye ve sonra tüm siyasilere hitabet dersi niteliğindedir. O günü hatırlayalım ve hatırlatalım ki bugünlere kolay gelinmemiş. Masa başında imzalarla alınmamış bu Türkiye.. Buyurun Halide Edib adıvar'ın konuşması.

“müslümanlar, türkler,

Türk ve müslüman bugün en kara gününü yaşıyor. gece, karanlık bir gece... Fakat insanın hayatında sabahı olmayan gece yoktur. yarın bu korkunç geceyi yırtıp muşâşâ bir sabah yaratacağız. yalnız ışık geldiği vakit gözümüzü güneşe karanlığı gören baykuşlar gibi açmayalım. Işık geldiği vakit hayatı karşılayacak, karşılayabilecek insanlar halinde bulunalım. millet iyi ve fena günler gördü. günah dakikaları ve şanlı dakikalar yaşadı. Fakat kardeşler, bugün ufak günahlarımızın üzerine öyle ateşin bir kan akmıştır ki bu kan bütün dünyanın günahını yıkayacak kadar temiz ve mebzuldür. O kan bizim vazifemizi tâyin etti, bize bir vazife bıraktı.

 

"kardeşler, vatandaşlar,

 

Yedi yüzyılın şerefi, göğe yükselen bu minarelerin tepesinden osmanlı tarihinin yeni faciasını seyrediyor, bu meydanlardan çok zaman alay halinde geçmiş olan büyü atalarımızın ruhuna hitap ediyor, başımı bu görünmeyen ve yenilmez ruhlara kaldırarak diyorum ki: 'ben islamiyet'in bedbaht bir kızıyım. Ve bugünün talihsiz fakat aynı derecede kahraman devrinin anasıyım. Atalarımızın ruhları önünde eğiliyor, onlara bugünün yeni Türkiye adına hitap ediyorum ki: silahsız olan bugünkü milletin kalbi de onların ki gibi yenilmez kudrettedir. Allah'a ve haklarımıza iman ediyoruz.

 

Kardeşler, evlatlar, size dünyanın verdiği hükmü dinleyiniz: Avrupalı itilaf devletlerinin tecavüz siyaseti bazen hıyanetle ve daima haksız olarak Türkiye'ye çevrilmiştir.Eğer ayda ve yıldızlarda da türkle müslüman bulunduğunu söyleseler oralara da istila orduları gönderilirdi. Nihayet hilali parçalamak için ellerine bir fırsat geçmiştir. Bu kararlarına karşı bizi tutacak hiçbir garplı kudret yoktur. Onların hepsi insan haklarını ve millet haklarını müdafaa için bir mahkeme kurmuşlar fakat orada yenilenlerin parçalanması hükmünü vermişlerdir. Türklere günahkar diyen bu kimselerin kendileri o kadar günahkardırlar ki okyanusların suları onları temizleyemez.

 

Bir gün gelecektir ki daha büyük bir mahkeme, milletleri tabi haklarından mahrum bırakanları mahkum edecektir. O mahkeme bugün bizim aleyhimize olan devletlerin fertlerinden teşekkül edecektir. Çünkü her ferdin içinde ezli bir hak duygusu vardır ve milletleri meydana getirenler de fertlerdir.

 

Kardeşler, evlatlar, beni dinleyiniz. sizin iki dostunuz vardır: müslümanlar ve haklarımız için sesini her gün yükseltecek olan medeni milletlerin fertleri. Birincisi bugün sizinle beraberdir. ikincilerse bizim şaşmaz gayemizin hakkını er geç anlayacak olan fertlerdir. Hükümetler düşmanımız, milletler dostumuz ve kalbimizdeki haklı isyan kuvvetimizdir. Bütün milletlerin haklarını kazanacağı gün çok uzak değildir. O gün geldiği zaman bayraklarınızı alınız, bu maksat için canlarını veren kardeşlerimizi ziyaret ediniz. Şimdi yemin edin ve benimle birlikte tekrarlayın: yüreğimizdeki mukaddes heyecan, milletlerin hakları ilan edilinceye kadar devam edecektir."

 

“müslümanlar, türkler,

Türk ve müslüman bugün en kara gününü yaşıyor. gece, karanlık bir gece... Fakat insanın hayatında sabahı olmayan gece yoktur. Yarın bu korkunç geceyi yırtıp muşâşâ bir sabah yaratacağız. Yalnız ışık geldiği vakit gözümüzü güneşe karanlığı gören baykuşlar gibi açmayalım. Işık geldiği vakit hayatı karşılayacak, karşılayabilecek insanlar halinde bulunalım. Millet iyi ve fena günler gördü. Günah dakikaları ve şanlı dakikalar yaşadı. Fakat kardeşler, bugün ufak günahlarımızın üzerine öyle ateşin bir kan akmıştır ki bu kan bütün dünyanın günahını yıkayacak kadar temiz ve mebzuldür. O kan bizim vazifemizi tâyin etti, bize bir vazife bıraktı.

Hanımlar, bugün elimizde top, tüfenk denilen alet yok, fakat ondan büyük, ondan kuvvetli bir silahımız var: Hak ve Allah var. tüfek ve top düşer, hak ve allah bakidir. Topun yüzüne tükürecek kadar evlatlar, analar, kalbimizde aşk ve iman, milliyet duygusu var. Biz dünyada millet sınıfına layık bir millet olduğumuzu, erkek, kadın ve çocuklarımıza kadar ispat ettik.

Bugün memleketimiz taksim tehlikesi karşısında adım adım, adeden kendi durumumuzdaki milletleri başımıza efendi yapmak istiyorlar. Bugün izmir, yarın konya, öbür gün istanbul, sonra müslüman dünyasının başı olan türk susturulmuş olacaktır. Buna karşı ne silahımız var? kurşun, top, bomba... bir top bebeklerimizi öldürebilir. Bizim bundan da kavi silahlarımız var. Sesimizi mutlak dünya işitecektir. İşitmek ve işittirmek için bugün kuvvetli ve metin bir millet halinde bulunmalıyız. Bugün Türkler arasında milli davalarını halledinceye kadar nasıl kurunu vustada haftada üç gün allah mütarekesi yapılırsa öyle allah mütarekesi akdedilmektedir.

arkadaşlar, müslümanlar, türkler,

Bugün buraya toplanan şu halk kütlesinin bir tek isteği var. O da en tabii haklarının kendisinden alınmamasıdır. İsteyeceğimiz basit, yüksek ve ulvi bir haktır. Bizim sözümüzü onlar dinlemeyebilirler, fakat biz padişahımızdan bize babalık etmesini rica ederiz. Biz erkeklerimizle beraber milletin kalbinden gelen en kuvvetli, en akıllı, en cesur, milleti en çok temsil edecek bir kabine isteriz. Padişahımıza halkın hissiyatını tebliğ eder ve deriz ki: işte kara bir gün yaşıyoruz, bugün herkes susmuştur. Bugün Türk ve müslüman, padişahın etrafında toplanmıştır.

hanımlar, efendiler,

Bugün bunun beş bini kadar bir miting de yapmış olsak bir semeresini göremeyiz. Fakat yarın var, çocuklarımız var. Buradaki müslüman aleminin kalbidir. Siz düştüğünüz zaman birçok şeyler düşecektir. Kadınlar silahsız ve zayıf, fakat kalbi gayet metindir. Bütün alemi islam hep kardeşimizdir. Bundan dönen Türk kadını değildir.

Yaşasın milletimiz.

müslümanlar, türkler,

Müslüman ve türk dünyası en siyah bir matemle dalgalanıyor. Bu günkü heyecan emin olunuz ki müslüman alemini bir dalga gibi sarsıyor... Biliniz ki küçük görünen Türkiye ve Türkler müslüman dünyasının başıdır, kalbidir. Türklere indirilmek istenen darbe bütün müslüman dünyasının kafasını koparmak içindir. Emin olunuz ki harbi umumide bir çok müslüman düşmanlarımızla beraber kan döktük. Galiçya'da, Çanakkale'de, İrak'ta makam-ı hilafete karşı harb ederken onlar adalet için, beşeriyet için harp ettiler, öldüler. Emin olunuz, aldandılar.....

Bugün aldanmayalım. Hissedilen bir heyecan var. Bunun sürdürmek için icad edilen yabancı haberlere inanmayalım. Daha dün alemi titreten Almanya, bugün başı önünde geziyor. Kendilerinin olmayan toprakları aleme tevzi etmek isteyenler, hakkın sadası önünde eğilecekler ve hakkı teslim edeceklerdir. Dostu venizelos'a bir hediye veren mösyö klemanso'nun arkasında milletlerin hak ve adalet için harb etmiş bir fransız milleti vardır. Yunan parasıyla çıkan fransız gazetelerinden bir kaçından maadası bütün bu hareketleri şayanı takbih buluyorlar. Türk milletini ve türkiye'yi parçalamak isteyen loyt corc'un arkasındaki bir ingiliz milleti vardır. Klemanso, loyt corc'un ve bunlardan mürekkep olan dörtler meclisinin arkasından uyanacak, emin olunuz, büyük harpler vardır.

Dün istanbul'a gelmek isteyen bir çarlık vardı. O çarlığın yerlerinde bugün yeller esiyor. Niçin? biz o çarlığın nefesini Çanakkale'de boğduk. Burada devrilen yalnız çarlık değildir. Adaletsizliktir.

Bu adaletsizlik muvakkattir. Belki de bir adaletin geldiğini görmeyeceğiz. Fakat o gecikmeyecektir. Bütün adaletlerin üstünde bir adaleti ilahi vardır ki o gelecek ve bütün milletleri sarsarak üzerinden geçecektir.

Zinhar heyecanlarınızı unutmayınız. Yarın dünyanın son tarihi perdeleri oynandıktan sonra Türkler ne yaptı diye bize bakacaklardır. Milletlerin üzerinde hakim olan adalet, türk milleti, nihayet senin de hakkını verecektir.

kardeşlerim, evlatlarım!

Ruhu göklerde olan ecdadımız minarelerimizden yedi yüz yılın şanlı osmanlı tarihinin bugünkü faciasını seyrediyor. Bu tarihi, bu muazzam meydanda zafer alayları yapan kahraman ecdadımızın ruhları karşısında, dünyanın bir başından bir başına at süren ona mağlup erlerin gazapları karşısında başımı kaldırıyor ve diyorum ki: “Ben türk ve müslüman tarihinin bedbaht bir kızıyım. Eskileri kadar kahraman fakat bedbaht yeni milletin de bedbaht bir anasıyım. Bu yeni millet namına, ulu ecdadımızın ruhları önünde başımı eğip yemin ediyorum. Bugün kolları kesilmiş türk milletinin geçmiş günlerdeki kadar cesur bir ruhu var.

Yemin ediyorum ki, göğsünü adalet ve insaniyetten alan ecdadımın ilahi namusuna hıyanet etmeyeceğiz. Allahıma ve hakka dayanarak Türk Milletinin son yolunu size ve dünyaya ilan ediyorum.

Beni dinleyiniz:kardeşlerim, evlatlarım;

Asırlardan beri sinsi sinsi devam eden avrupa'nın istila siyaseti her vakit Türk toprakları üzerinde en vicdansız bir şekilde tecelli etmiştir. Ayda ve yıldızlarda zapt edilecek müslüman ve türk toprakları ve milletleri olduğunu haber alsa oraya istila ordusu göndermek için mutlak yol bulacak olan avrupa'nın eline nihayet bir fırsat geçmiştir. Türk'e zalim ve günahkar diyen, milletlerin günahı için mahkeme kuranların bu günahı o kadar çirkin ve sefil bir günah ki, lekesini engin denizlerin nihayetsiz suları yıkayamayacaktır. Avrupa'nın bu günahı karşısında sizin için bugün yegane yükselen ses müslüman Dünyanın sesi!

Esaret boyunduruğunun zincirleri ta canına geçmiş olan müslüman kardeşlerimiz sizin için bugün gür sesleri ile haykırıyor. Ben kardeş müslüman dünyalarına da sizin namınıza yemin ediyorum. Davamız şudur:

Türkiye'nin mevcut olan hak ve istiklalinin elinden alınmaması. Türkler ve Türkiye ecdadlarına ve bayraklarına ve milletimizin ebedi ve ilahi hakkına hıyanet etmeyeceklerdir.

Ya rabbi, hakkın ve milletlerin bir mahşeri, bir mahkeme-i kübrası hazırlanıyor. Bu mahkemeye millet ve hakkı çiğneyen zalimler gelecektir. Ve bu zalimleri en evvel kendi milletleri mahkum edecektir. Milletlerin ruhunda her vakit ilahi bir hak ve büyüklük vardır.

Dinleyiniz! sizin iki dostunuz var:

Bugünkü müslüman alemi, öteki millet hakkı için bağıracak milletler; birini kazandınız, ötekini bugünkü açtığınız davanın hak ve ulviyeti kazanacaktır.

Hükümetler düşmanınız, milletler dostunuz, kalbinizde isyan kuvvetinizdir.

Böyle muazzam bir günü osmanlı tarihi, osmanlı toprağında bir defa daha idrak edemeyecektir. Bugün size haber verdiğim milletlerin hak günü uzak değildir. O gün gelirse içimizden bugün burada bulunanlardan bazıları bu dava yolunda ölmüş olursa, onun mezarı üstüne istiklal bayrağınızla geliniz ve o günü müjdeleyin. Şimdi yemin ediniz ve benimle tekrar ediniz:

Milletlerin ilahi hakkı ilan olunacağı güne kadar kalbimizde heyecanımız kalacak, eksilmeyecektir.

Yedi yüz senenin en asil ve büyük mirası olan vakarımızı, adalet ve terbiyemizi unutmayacağız.

Yemin ediniz!

Yedi yüz senenin tarihini ağlayan minareler altında yemin ediniz:

bayrağımıza, ecdadımızın namusuna hıyanet etmeyeceğiz.”

    Yorumlar

HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
banner127
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
e-gazete
  • Antalya Haber - Antalya Güncel - Antalya Son Dakika - Akdeniz  son dakika  - Akdeniz Haber - 27 Ocak 2016
KARİKATÜR
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV
Günlük Dözviz Kurları Araçları Dailyforex.com tarafından sağlanmaktadır.